Emir

Derler ki zaman her şeyi iyi edermiş, Zamanla her şey unutulur gidermiş, Bir de bana sor, o gözyaşları ve kahkahalar, Bugün hâlâ canımı yakar, yüreğimi dağlarlar!
Sayfa 236 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Özgürlük, iki kere iki dört diyebilmektir. Buna izin verilirse, arkası gelir.
Sayfa 92 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Benjamin birinin omzunu dürttüğünü hissetti. Dönüp baktı. Clover'dı bu. Bakışları her zamankinden daha donuk görünüyordu. Bir şey söylemeden, Benjamin'i nazikçe yelesinden çekiştirdi ve onu büyük ahırın duvarına, Yedi Emir'in yazdığı yere götürdü. Bir dakika boyunca duvardaki yazılara baktılar. "Gözlerim görmüyor." dedi Clover nihayet. "Gençken de burada yazanları pek okuyamazdım. Ama yazılar gözüme bir şekilde farklı geliyor. Yedi Emir eskiden neyse şimdi de öyle mi Benjamin?" Bir defalığına Benjamin kuralını bozdu ve duvarda yazılanları seslice okudu. Artık yedi değil tek bir emir yazılıydı: TÜM HAYVANLAR EŞİTTİR FAKAT BAZI HAYVANLAR DİĞERLERİNDEN DAHA EŞİTTİR.
Sayfa 132 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Zengini, zengin olduğu için yanılmaz görmek...
Bernard Higginbotham'ın karşısında oturduğu pazar akşamında, hazmı hayli güç olan yemekte şöyle bağırmamak için kendini zor tuttu: "O kitaplar yazılmıştı! O zamanlar beni aç bırakan, evini yasak eden ve düzenli bir işe girmiyorum diye lanetleyen siz, şimdi karnımı doyuruyorsunuz. Halbuki eserlerimin hepsi o zaman yazıldı. Şimdi sizin aklınızda, benimse ağızımda evirip çevirdiğim, ama hiçbirimizin asla dile getirmediği bu düşünceler yerine ne söylesem saygıyla dikkat kesiliyorsunuz. Size gökteki ay bir kalıp peynirdir desem hemen bu fikrin müridi olursunuz, olmasanız da reddetmezsiniz çünkü benim dağlar kadar dolarım var. Hem de hepsini uzun zaman önce kazandım çünkü eserlerimi yazmıştım; tam da ne zaman, size söyleyeyim, ayağınızın altındaki toz gibi üzerime tükürdüğünüz zaman."
Sayfa 441 - İş Bankası ve Kültür Yayınları, Martin Eden·Kitabı okudu
Alıntı
Çok Bilmiş İnsanoğlu!
Bu fikirlerini Ruth'a ifade etmek için çabalarken onu şaşırtıyor, Martin'e daha çok şekil vermesi gerektiği düşüncesinin kafasında iyice yerleşmesine neden oluyordu. İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük Ruth'da da vardı. Eski çağlarda kadın olarak yaratılmadıkları için Yahudilerin Tanrı'larına şükretmesini sağlayan, modern dönemdeyse başka tanrıların yerine yeni bir tanrı koymak için misyonerleri dünyanın en ücra köşelerine gönderen şey, işte bu dar görüşlülüktü. Ruth'un hayatın farklı bir köşesinden gelmiş bu adama biçim verip, kendi köşesinde yaşayan adamlara benzetme arzusu da yine aynı dar görüşlülükten kaynaklanıyordu.
Sayfa 86 - İş Bankası ve Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı