Yaban hayata dair bir sabır vardır, hayatın kendisine benzer bir inattır, yorulmak bilmezliktir, ısrarcılıktır; sonu gelme saatler boyunca örümceği ağının başında bekleten, yılanı halka halinde çöreklenip oturtan, Panteri pusuda hareketsiz tutan şey odur; avcı henüz hayatta olan besinini avlarlarken bu sebat hayatın ta kendisidir.
Sayfa 91 - İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Buck’ın kurnazlığı kurtların, vahşi hayvanların kurnazlığı, zekası İskoç çoban köpeği ile Sen Bernar zekasıydı; bunların üstüne bir de en vahşi okulda edinilen hayat tecrübesi katılınca yabani dünyada dolaşan herhangi bir yırtıcı kadar dehşetengiz bir hayvan haline gelmişti.
Sayfa 89 - İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
İçindeki kana susamışlık herzamankinden güçlüydü artık. O bir katildi, avcıydı, canlılarla beslenen bir canlıydı; ancak güçlülerin hayatta kalabildiği düşman bir ortamda yalnız başına, sadece kendi kuvveti ve ustalığı sayesinde başaran bir yırtıcıydı.
Sayfa 88 - İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Aman vermek, merhamet etmek, zayıflık göstermek demekti. Vahşi hayatta merhamet diye bir şey yoktu. Merhamet, korku sayılırdı ve bu yanlış anlama, ölüm getirirdi. Ya sen öldürürsün ya da seni öldürürler, ya sen yersin ya da seni yerler; yasa buydu ve Buck da zamanın derinliklerinden gelen bu buyruğa uydu.
Sayfa 68 - İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu