"...genç adamın balık gibi kayıp gideceği, tutmaya çalışanın hep kendisi olacağı, tutamadıkça içinde hep böyle derin bir uçurumun açılacağı korkusu içine o sabah yerleşmişti. İnsan aşktan niye korkmasın?"
"Kalbini yokladı, kimi sevdim? Boş buldu içini. Boş, çorak, ıssız. Harabe bile yoktu içinde. Sevmekten korkmuştu. Bu da bir tür tembellik işte. Hep, ayrılacak olursa fazla acı çekmeyeceği kişilerle soluk, tatsız aşklar yaşamıştı. Neden? İnsan aşktan neden korkar?"