Ceren

18.07.25
Herkes için sıradan olan bazı anlar bazı insanlar için çok kıymetlidir. Bu hayatta benim en kıymetli anlarım her zaman gökyüzüne baktığım anlar oldu. Sanki tüm her şeyin çözümü oradaydı. Herkesin görebildiği ama kimsenin bakmadığı gökyüzüydü benim kaçışım hep. Hayat yorduğunda bir mavilikle bir bulutla sardım yaralarımı. Geceleri uyuyamadığımda penceremden ay gözüküyorsa tüm sorunlar çözüme kavuşurdu benim için. Gündüz maviliğiyle umut olan gökyüzü gecenin ve kalbimin karanlığında ışık olurdu bu kez. Şimdi odamda yine çıkmaza düşmüşken pencerem sonuna kadar açık muhteşem ayı izlerken yazıyorum bu satırları. Kulağımda kulaklığım bana yaşayamadığım bir hayatı fısıldarken, kalbimde acı aklımda bir ton soru ve en çok da korku varken izliyorum bu kez ışığımı. Yine aya bakarak çözmeye çalışıyorum içimdeki karmaşayı. Her göğe baktığımda yaşadığımı, nefes aldığımı hissediyorum. Hayatımın yoruculuğunu, dünyanın verdiği acıları, yaşamanın getirdiği sancıları bazen bir mavilik bazen de karanlıktaki o güzel ışık unutturuyor. Her yorulduğumda beni sakinleştiren bir dayanağım var benim. İnsanlardan ümidi kestiğimden beri hiç gitmeyen ve bitmeyen şeylere adadım tüm umudumu. İnsanların geçici olduğunu gördüğümden beri ya kaktüslerime ya da göğe anlattım her şeyimi. Eğer bu yazıyı yani içimin en derininden dökülen bu satırları okuduysan şimdi kendine hiç gitmeyecek sırdaşlar, hiç bitmeyecek umutlar, hiç bitmeyecek güzellikler bul. Hayat çok kısa ve umutsuz yaşamak çok zor. Bir kaktüs al kendine ya da bir çiçek. Ya da göğe bak anlat derdini. Ağlamalarını dolunaya kahkahalarını bulutlara duyur. Çünkü insanlar bunları duyurmak için, üzüntünü de sevincini de paylaşmak için fazla kötü...
Duygu ve Düşünce
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ölen birini özlemekmiş asıl çaresizlik. Geri dönmeyeceğini bilerek onu hatırlamak, unutmaktan korkmak, rüyana girmesi için her gece umutla uyumakmış... Bir zamanlar sevdiklerine hiç bir şey olmayacağını düşünen ben bir ölümle fark ettim acı gerçeği. Bazı fark edişler bir hayatı yıkar geçer. Geriye koskoca bir enkaz kalır. Şimdi enkaza dönen ruhumla yürümeye çalışıyorum hayat denen şu kasvetli, karanlık, saçma sapan yolu. Ölürsem sevdiklerimi bu acıyla bırakmaktan, yaşarsam da enkazı toparlayamamaktan korkuyorum. Bir zamanlar her duyguyu en dibine kadar yaşayan ben şimdi sadece korkuyorum...
Hayata Dair
Bazen bir insanın kalbinde yerimiz olup olmadığını merak ederiz. İçimiz içimizi yer. Onun kafasının içine girip bizim hakkında düşündüğü her şeyi görmek, bilmek isteriz. Ama bu imkansızdır. Bu imkansızlığın farkına vardığımızda kendimizce bir şeyler uydurup inanmayı seçeriz. Ben aylarca inandığım düşüncelerin yanlış olduğunu sonunda o insanın hakkımdaki düşüncelerini öğrenmemle beraber fark ettim. Yanılmışım. Çok yanılmışım. Kendi kendimi nelerden boş yere mahrum ettiğimi her şey için çok geç olduğunda öğrendim. Her şey için çok geç, her şey bitti ama yine de bir mutluluk var içimde. Hayatımda ilk defa bir yanılmanın mutluluğunu yaşıyorum. Meğerse benden nefret ettiğini sandığım insan benim ona beslediğim hislerin aynısını besliyormuş bana karşı. Bizim sonumuz da böyle olacakmış. Aylarca bomboş bir yanılgıya güzellikleri mahvetmişiz her ikimiz de. Korkmuşuz hislerden, gelecekten, yaşanması muhtemel kötülüklerden... Şu hayatta belirsizlik kadar kötü bir durum yok. İnsan belirsizliğin griliğinde kaybolurken güzel ihtimalleri de elleriyle yok ediyor. Ama belki de kötülüklerden koruyor kendini. Bizim hikayemiz de böyleymiş. Bir sonu bile hak etmemişiz biz. Yaşanabilecek her şeyi kaybetmişiz ellerimizle. Ama belki de yaşansaydı daha kötü olacaktı her şey. Belki bizim için yazılabilecek olan en güzel son buydu. Biz son anda fark ettik her şeyi. Biterken anladık sevildiğimizi sevdiğimizi. Bunu bilmek her şeye rağmen hayatımdaki en güzel duygu sanırım. Kalbimdeki burukluğu geçirmese de böyle.. Biz ne hislerimize sahip çıkabildik ne de mantığımızın söylediklerini göz ardı edebildik. Gururumuzun önüne de geçemedik bir türlü. Sevgiyi nefret bile sandık. Bizim en kötü özelliğimiz birbirimize çok benzeyip aynı hataları yapmamızdı. Ve en sonunda beni hem öldüren hem yaşatan bu
1000Kitap
18.05.25
Bazen bir şeyler karşısında verdiğimiz tepkiyle, bir şeylere gösterdiğimiz sabırla, engellere rağmen devam etmemizle tanırız kendimizi. İçimizdeki gücü ancak böyle zor zamanlarda görürüz. Bu yüzden bazı zorluklar, bazı engeller, bazı kayıplar çok önemlidir insanın uyanması için. Bir şey olmuyorsa ne kadar çabalasan da yetmiyorsa bu Allah'ın senin başaracağına olan inancıdır. Çünkü Allah çabalayana karşılığını verir. Allah biliyor ki sen zor olanı başarabilecek bir güce sahipsin. Bu yüzden diğerlerine kolay olan her şey senin için o kadar kolay olmuyor. Başkalarının bir günde başardığı şey için senin aylarca koşman gerekiyor. Bu yüzden bir konuda çok çaba harcadığının farkındaysan ve bu şey olmadığı için üzülüyorsan sakın üzülme. Çabalamaya devam et. Bil ki Allah seninle. Allah senin gücünün farkında ve senin için hayallerinden bile güzel bir hayatı sana vermek için seni sınıyor. Gücünü fark et ve ne olursa olsun devam et. Unutma "Allah sabredenlerle beraberdir."
1000Kitap
07.05.25
Her zaman kendin için en doğrusu neyse canın da yansa kendin için bunu yapabilmektir öz sevgi.. Her koşulda kendin için en iyi kararı verebilmektir. Çevrende seni olumsuz etkileyen her şeyden arınmaktır. Üzülsen de vazgeçebilmektir. Bırakabilmektir. Sınırlarının olması insanların sana canının istediği gibi davranmasını engelleyen en güzel mekanizmadır. Hayatında bunları yapabilmek kendine gösterdiğin saygının kanıtıdır. Ben her zaman kendimi korumuşum aslında yeni yeni görüyorum bazı şeyleri. İnsanların bilmeyip on kat konuştuğu şeyler yaşamışım ama hep kendime olan saygımı sevgimi korumuşum. En güzel özelliğim kendimi sevmek olmuş hep göremesem de. Yıkılıp yıkılıp ayağa kalkmanın güçlüğünü bilmeyenler konuşup durmuş arkamdan. Ben onların sözlerine inanmışım. Şimdi görüyorum ki benim en büyük hatam yine sevgiden olmuş. Ama bu kendimi sevmemekten değil hayatımdaki herkesi çok sevmemdenmiş. Benim yanılgım hep kocaman sevgimden kaynaklıymış. Hayatıma giren herkesi öyle çok sevmişim ki onlar bile kaldıramamış bu sevgi yükünü. Ama artık saf sevgimle sadece kendimi sevmeye adıyorum hayatımı. Hayatımda yaptığım doğru şeyleri devam ettirirken yanlışlardan kurtuluyorum giderek. Bu yaşıma kadar insanlarda aramışım huzuru, mutluluğu. Yanlışlar yapmışım bir sürü. Hayat böyledir bazen. Hatalarla yalancı bir mutluluk yaşarız bunu gerçek sanarız. Ama bir dönemde tüm hatalarımızı fark ederiz. Ben tam da bu dönemdeyim. Tüm yanlışlarımı gördüğüm ve yıkıldığım hemen sonra da her zaman yaptığım gibi tekrar ayağa kalkıp çabalayıp hayatımı yeniden kurmaya çalıştığım bir dönemdeyim. Kolay olmayacağını biliyorum ama yolun sonundaki aydınlık bana beni hatırlatıyor. Her seferinde içindeki karanlıktan yakınan o kızın derinlerindeki o ışık... Ben o ışığı görmezken her şeyi karanlık sanmışım.
1000Kitap