Nesnelere sahip olma isteğinin doğal, estetik kökeni ekonomik ve rekabetçi zorlamalarla gizlenip saptırılıyor, o da buna karşılık nesnelerin niteliğini ele veriyordu: tek elde ettikleri bir tür mekanik savurganlıktı. Bu evde ise kısıtlamalarla elde edilen bir zarafet vardı.
Duygusal olarak insanı farklı yerlere götüren bir kitap. Leni ve George un arasındaki sevgi, dostluk odaklı olsa da insan ilişkilerini acı bir şekilde göz önüne seriyor. Yazarın Leni ve köpek arasındaki ilişkisi benim açımdan en vurucu yer oldu. Ayrıca kitap dönemin getirdiği ekonomik durumun açılarının altını çiziyor. Karakterlerin küçük insanlar olması, hayalleri ve bir döngüde hapsolmaları şuan ki dönemden hiçbir farklılık içermiyor. Bu da bana yine acı bir farkındalık kazandırdı.
" Benim gibi bir adam 4000 yıllık bir tarihten sonra bundan başka hiçbir şey bilmese bile bir gün gerçek insanlarla buluşabilmeyi nasıl umut eder?"
Benim için bu söz kitabın özeti.
Daha metaforik bir okumayı tercih ettim bu kitapta. Daha hayvanı bir toplumu düzeltmeye çalışan ve umut eden bir delinin aklını okuyoruz. Ama herkesin sizi dışladığı bir dünyada nasıl davamızı savunabilirsiniz?
Kitap her okuyanın kendi perspektifinden almaya izin veriyor. Okunmasını kesinlikle öneriyorum. Üstelik 1. Dünya Savaşı dönemindeki sosyokültürel yapıyı anlatan ve şimdiki dünya ile bağ kurduran bir eser.