Büyük kentin en iyi yanı ne biliyor musunuz? Her şey sizi
yeni, başka bir düşe götürüyor. Hiç tanımadığınız insanları
düşünmeye başlıyorsunuz.
Başka
yerde
yüz
yılda
göremeyecekleriniz yüz adımda önünüzde. Hiçbir şey
imkânsız değil burada. Kalabalık öyle bir korunak ki
gizlenmek için duvarlar gerekmiyor. Yalnız değilsiniz. Ya da
yalnızlardan oluşan kocaman bir örgütün bir üyesi de sizsiniz.
Herkes bir ada burada. Evlerden ve akşamlardan payınıza
düşen bir uzaklık ols.a da sokaklar herkesi aynı yakınlıkla
kabul ediyor. Kendine sahip çıkmaktan başka bir olanağı
olmadığını öğreniyor insan. Sonra kadınlar… Dört yanınız
güzelliğin herkese açık okulu. Gerginlikten inceliğe geçişi
öğreniyorsunuz. Suları ve gökyüzünü özlüyorum ama
kalabalığı daha çok seviyorum.”
UMUT YAPRAKLARI
Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları,
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.