Beyaz Diş
Modern Klasikler Dizisi’nden spontane bir seçim yaparak Jack London’ın “Beyaz Diş” romanını Ocak ayında tekrar okudum ve maalesef ki sürekli ertelenen paylaşımlardan biri oldu. Yıllar önce çocuk versiyonunu okumuştum, fakat bu kez tam metin bambaşka bir deneyimdi. Vahşi doğanın sert kuralları, bazı insanların acımasızlığı ve evcilleşmenin gölgesinde sıkışıp kalan bir ruhun mücadelesi daha detaylı olarak aktarılmış okuyucusuna.
Bazı bölümleri okurken zorlandığımı söylemeliyim. Sayfalar ilerlemedi, hikâyeyse bazen ağırlaştı. Bir yandan hayatta kalmak için mücadele eden bir canlının içgüdüleriyle hareket etmesini izlerken, bir yandan da onun çevresi tarafından şekillendirilişine tanıklık etmek etkileyiciydi. Kaçmak istediğinde, daha önce kaçmayı başarmış annesinin bir kez daha onunla birlikte kaçmasını bekledim gerçekten.
Jack London’ın natüralizm akımına kattıkları bu kitapta çok net hissediliyor ve vahşi doğayla insanın mücadelesi olduğu gibi yansıtılıyor. Hikâye süslenmemiş, romantize edilmemiş; ne doğa ne de insan masum gösterilmiş.
Doğaya, hayatta kalma mücadelesine ve gerçekçi anlatımlara ilgi duyuyorsanız, “Beyaz Diş” okumanız gereken klasiklerden biri. Çocuk versiyonunu çok hatırlayamasamda tam metni okurken bazı satırların sizi de derin bir sessizliğe gömeceğinden eminim
Bir sonraki yazıda buluşmak üzere…