..Ancak "Bir şey tümüyle elde edilemiyorsa tümüyle de terk edilmez," sırrınca; sinek kanadından yağ çıkarmayı hedefleyip, şartlara ah vah etmeden üniversitenizin imkanlarını sonuna dek değerlendirmeyi bilmek bir sanattır.
Biz kendimizi insanda tanırız.
İnsan ilişkileri içimizdekilerini dışarı çıkarır. İyi yönlerimiz de hatalarımız, kusurlarımız, eksik gediklerimiz de ancak bir ilişki içinde belirir.
Şiddet çılgın bir dürtü olarak alevleniyor. Acı çektirerek, işkence ederek birini etkilemenin narsistik kibrinin alevleri sarıyor benliğini. Kurban acı çekiyor. Bağırıyor. Yalvarıyor. Yalvarıyor. Eskiden hiçbir şeydi. Adı ve sanı yoktu. Kendinden yardım istenilen biri şimdi.
Sadece başkaları değil, biz de kendimizi zarara ziyana uğratırız.
Bize ikram edilen nezih ve yüksek bir makamı heva ve heveslerimiz uğruna çarçur ederiz. Biliriz ki heva ve heveslerimizi teslim olan büyüklenmeci benliğimizden bize daha fazla zarar veren başka bir varlık yoktur.
O zaman da kendimizden uzaklaşmak isteriz. "Bunu nasıl yapabildim" diye dövünürüz. Öfkeyle dolar içimiz. Varlığımız yük olur, belimiz bükülür. Taşıyamayız kendimizi. Heva ve heveslerimizden mustarip kırgın latifelerimizin, O'nun için yaşayacağımız istidatlarımızın uğultusu doldurur içinde.