La Dame aux camélias

Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin "Veli Ağa'nın öküzleri gibi öküz yoktur." demesini beklerdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!
Sayfa 149·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam
En iyi sevginin bile kupası acı doludur: böylece Üstinsana özlem doğurur, böylece senin, yaratanın dudaklarını kurutur! Yaratana susamışlık, Üstinsana yönelen ok ve özlem; konuş, kardeşim, evliliği istemenin nedeni bu mudur? Böyle bir istem ve böyle bir evlilik kutsaldır gözümde.
Sayfa 65·Kitabı okuyor
En çok kimden nefret eder kadın?-Demir şunu söyledi mıknatısa: "En çok senden nefret ediyorum, çektiğin için, ama kendine çekecek kadar da güçlü olmadığın için."
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Severim kendinin ötesindekini yaratmak isteyeni ve böylece yok olanı.
Yalnız kişiyi öldürmek isteyen duygular vardır; öldürmeyi başaramazlarsa eğer, onların ölmesi gerekir! Peki gücün yetiyor mu katil olmaya?
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Reklam