Daha çok etten ve kemikten insanlardan bahsetmiş olmamıza rağmen sen de cennetteki birtakım şeyleri anlamış oldun. Çünkü cennet dünyayı yansıtan bir aynadır.
Saadet kelimesi yalan olmaktan geçtim, bir bakıma zararlıydı da Arzu, joıe' hiç olmazsa insanlar arasında esen bir rüzgâr, muvakkak olduğu için hoş bir bağ, bir birleşme, bir kendine yontmadan yahut da kendine ve başkasına yonta yonta bir birlik yaratıyordu. Bunların da fazla bir kıymetleri yoktu ama sağlam malzemeydiler. Müthiş akıntının kenarında tutunacak, boşluğa sürüklenmekten bir müddet daha sizi alıkoyacak, umut verecek, tutunacak ağaç kökleri gibiydiler. Bir kere başlangıcını ve sonunu boşluk farz ettiğimiz ve böyle olduğu şüphesiz bir hayat telakkisi kabul edelim. Bakın o zaman saadeti düşünür müyüz? Ama arzu, ama aşk, ama yiyip içmemizin damarlarımıza ve kubbelerimize doldurdukları kudret boşalması olan tatmin edilme derhal anlamını duyuracak ve olmayan saadetin yerine iki boşluğun arasındaki hayat denilen madde oyununun devamı için ne güzel, ne bilinmez şeyler icat edecektik