Şehir, emtia konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamıyordu. Yunanistan ve Ege'den gelen zeytinyağı ile şarabın yanı sıra, son derece bereketli Karadeniz kıyılarındaki memleketlerden gelen bal, balmumu, tuzlanmış balık, kaliteli sığırlar ve köleler burada bolca bulunuyordu. Tüm bu alışverişin yapıldığı mahal ise bugünkü Sarayburnu-Eminönü arasında kalan sahil kesimiydi. Söz konusu alan, Bizans ve Osmanlı zamanında da bu özelliğini büyük ölçüde muhafaza edecektir. Bizans devrinde bölgede Piza, Amalfi, Venedik gibi şehir devletlerine liman ve mahalleler tahsis edilirken, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentinin yiyecek-içecek ihtiyacının karşılandığı "kapan"lar da yine burada bulunuyordu.
Byzantion'un en önemli zenginlik kaynaklarından bir tanesi de balıkçılıktı. Bilhassa Haliç limanı, büyük palamut kitlelerinin avlan-dığı yer konumundaydı. Bu değerli geçim kaynağı, Byzantion ken-tinin sikkeleri üzerinde de kendini göstermiştir