Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vakit tamam, seni terk ediyorum.
Bütün alışkanlıklardan öteye...
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doymadım inan, kanmadım sevgine.
Korkulu geceleri sayar gibi,
Birden bire bir yıldız kayar gibi,
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.
Aşksa bitti, gülse hiç dermedik
Bul kendini kuytularda hadi dal
Sen bir suydun, sen bir ilaçtın.
Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.
Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklık
İncinen bir hayatın yarasıdır
Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında
Ölümse korktum, savaşsa hep kaçtım
Vur kendini korkularda hadi al
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal...
Yusuf Hayaloğlu
Terkedilme şeması olan bazı kişiler, yakın ilişkiye girmekten hepten kaçarak bununla başaçıkarlar. Yalnız kalmayı, kaybetme sürecine girmeye tercih ederler.
Genellikle, bir ebeveyn tarafından terkedildiğini hisseden çocuk, o ebeveyni takip eder. O ebeveynin gölgesi olur, onu izler ve her zaman yakınında durur. Dışarıdan bir gözlemci, anne ve çocuk arasında güçlü bir bağ varmış gibi görebilir. Aslında, bağlanma yeteri kadar güçlü değildir ve bu yüzden çocuk o bağlılığın var olduğundan emin olmak için ebeveyni her zaman görüşünde tutmalıdır. Ebeveyn ile bağlantıyı sürdürmek, çocuğun hayatındaki en önemli şey haline gelebilir ve çocuğun dünyadaki diğer insanlara karşı olan ilgisini kesmesine neden olabilir.