Çok uzun zaman önce öyle bir dönem vardı ki yaşamının tek huzurlu dakikalari sabah gözlerine ilk açtığı anla bilincini tam olarak toparladığı an arasında geçen o kısacık süreydi; sonunda uyanıp günün capcanlı kabusuna adım atmadan önceki o birkaç saniye.
+ gecenin çöktüğünü görmemiş olan karanlıkta yürümeye aht etmemeli
- Yine de ağızdan çıkmış yemin titreyen yüreğe güç verebilir.
+ ya da çökertebilir o yüreği
İyisiyle kötüsüyle gelecek unutulmamıştı, ama artık bugünü etkilemiyordu içlerindeki sıhhat ile ümit iyice güçlendi gelen her güzel günden memnundular her öğünden her sözden ve şarkıdan zevk alıyorlardı.
O zaman baktım ve gördüm ki giysileri beyaz gibi görünüyordu ama beyaz değildi, Bütün renklerden dokunmuştu ve o hareket ettikçe öylesine ışıyıp renk değiştiriyorduk ki insanın gözü yanılıyordu.
-Ben akı tercih ederdim dedim.
+Ak! Diye dudak büktü. Başlangıçtır o. Beyaz kumaş boyanabilir. Beyaz sayfaya yazılabilir. Beyaz ışık kırılabilir
-Ve böylece beyaz olmaktan çıkar, dedim. Mahiyetini anlamak için bir şeyi kıran kişi de ariflik yolundan sapmış demektir.