Gülsüm Can

Gülsüm Can
@Rubai
16 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
''Birisi ölüyor. Sonra? Sonrası hiç. Rüzgâr yine eser.''
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 16:04
Okuduğum en etkili eserlerden biri olduğu için belki sizin de okumanıza vesile olmak için bu incelemeyi yazıyorum. 119 sayfa boyunca bir adamın bedenen olmasa bile ruhen çoktan ölmüş olmasını okuyoruz. Ana karakterimiz bir savaşa gidiyor ve 3 yıl sonra geri geliyor. Savaşa gitmeden önce evlidir, ailesiyle mutludur. Ancak geri döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir, buna kendisi de dahil. Çok zor geçen savaş atmosferinden sonra ağır bir psikolojik bunalıma giren karakterimiz artık hayalle gerçeği birbirine karıştırmaktadır: Emrinde ölen 11 askeri de yanında getirmiştir... [Bu paragraf küçük bir spoiler içerir] Kitabın bir bölümünde karakterimiz savaştaki bir komutanına günlük yaşamında rastlıyor ve emrinde ölen 11 askeri unutamadığını söylüyor ama komutanı umursamıyor. Komutanı o sırada ailesiyle yemek yemektedir ve mutludur, oysaki onun da emrinde binlerce kişi ölmüştür. Savaşın insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini tek bir bireyin yaşadıkları üzerinden anlatan bu eser beni çok etkiledi. Kitap temelde savaşa karar veren insanların işin sonunda hayatlarına kaldığı yerden devam edebilmesini ancak asıl tahribatı geriye kalan insanların yaşamasını eleştiriyor. Ayrıca zor bir dönemde, savaş sesleri devam ederken yazılmış ve yayımlanmış bir eser. İleride daha iyi bir savaş karşıtı eser okuyabilir miyim, bilmiyorum. Kitabı kitaplığımın özel bir köşesine koydum arada bakışıyoruz. Bakalım, etkisi biraz sürecek gibi. Neyse; okuyun, okutun diyorum ve daha fazla uzatmadan kaçıyorum.
1000Kitap
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
DİNLEYİN KÜÇÜK ADAMLAR.
10/10
·154 syf.··
2019 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2019 18:43
Kabul ediyorum ben hiçbir kitapta böyle hırpalanmamıştım. Gerçekleri böyle sert, isyankar dille duymak insana acı verebiliyormuş. Ki bunu yazar çok güzel başarmış. Ve ben bende yarattığı hisleri içimden dökmezsen içim- içimi yiyecek :)) Oyalanmadan incelememe geçeyim. Kim bu "Küçük adam"lar? Yoksul, beş parasız insanlar mı? Yoksa paradan başka hiçbir şeyi olmayan, insani duygulardan yoksun, sadece mevki düşünen insanlar mı? Ya “Büyük insanlar” kim? Peki ya "Küçük büyük insanlar”? Beraber bakalım. En büyük filozoflardan olan Sokrates. Amacı sadece insanlara paraya değil ruhun eğitimine önem verilmesi gerektiğini göstermek, insanları doğru yola çekmekti ( #52750945 ). Öğretileri karşılığında ücret bile almıyordu (#52759286 ). Çünkü tek derdi insanların bilincinin açılmasıydı. Sırf fakir olduğundan dolayı ona "Küçük adam" söyleyebilir miyiz? Johann Sebastian Bach. Klasik müziğin unutulmaz isimlerinden biri. Yaşamı boyunca eserleri gün üzüne çıkmamış Sadece 19. yy-dan sonra ün kazanmıştır. Bu yüzden hayatı sefalet içinde geçmiş ama çalmaktan hiç vazgeçmemiş. Sizce "Küçük adam" mı? Peki Küçük adamlar kim? Küçük adamlar bizleriz. Toplumu yaratan, yönetime "Küçük büyük adamlar"a boyun eğmiş şekilde yaşayan bizler. O "Küçük Büyük adamlar"ı da biz yarattık, onlara bizi küçük görme hakkını da biz verdik, efendimiz yaptık.Onları bizim yarattığımızı, bizsiz bir hiç olduklarını unuttuk (#53029153 ). Hitler de, Stalin de daha nice yönetim adamları da hepsi bizim eserimiz. Kitap çok canımı acıttı çünkü kitaptaki tüm küçük adamlar çevremizde sürekli karşılaştığımız, eleştirdiğimiz, nefret ettiğimiz, kimi zaman da kendimize dönüşen insanlar. Bu insanlar; •Kavgaya gitmeyi kitaplığa gitmekten
Edebiyat
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Payel Yayınları · 201915,4bin okunma