Sana devamlı aynı şeyi söyleyeceğim.
İnsanların arasına dalmış gergedanlardan daha tehlikeli tek şey gergedanların arasında yapayalnız kalmış bir insandır, diyeceğim.
Sen yine bir şey anlamayacaksın, susmayı ve katlanmayı sürdüreceksin.
Kendi aklından yaptığın yıkılmaz demir bir kafesin içindesin.
Ne küfürün küfür, ne isyanın isyan.
Kaderin senin o gergedan."
Ve basıyorum küfrü. En büyüğünü...
Yanaklar kızarıncaya kadar, kulaklar morlaşıncaya kadar, duduaklar büzülünceye kadar, saçlarımdan tutup çekilinceye kadar, yerlerde sürükleninceye kadar, gözlerim kararıncaya kadar, son nefesim, son nefesim, son nefesim, son nefesime kadar.
Öyle kolay pes etmez küfrü duasından büyük olanlar.
Oyunun en can alıcı sahnesi budur. Babaların edepsizce öfkelenişine, annelerin bu öfkeden edepsizce tat alışına tanık olan her kutsal çocuk, o tanıklıktan biraz daha eksilmiş ve biraz daha delirmiş olarak yeniden doğar. Artık, zamanın içinden ve nice kötülükten geçerek bugüne gelecek bir gergedan kadar öfkelidir.