Fırat Özbey

Fırat Özbey
@Rubashov
9 kütüphaneci puanı
328 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Kitap Düşkünleri
Kitapçıya girer girmez şu kitap var mı diye asla sormaz düşkün, bu birinci ve en belirgin özellikleridir. Kitap düşkünleri önce tüm kitapçıyı tarar, arar durur, aradığını bulamayınca artık son bir ümitle sorar bir kitap arıyordum da maalesef bulamadım sizde var mıdır? Alacağı cevabı %99 tahmin ediyordur ama bir umut işte. Yok hocam baskısı tükenmiş o kitabın... Söylenmesine gerek yoktur bunun,düşkün baskısının bittiğini elbette biliyordur. Kitap düşkünleri sık sık kitapların katagorize edilmesini beğenmez,bu şekilde aradığımı bulmam imkansız der,keşke yayınevine göre dizseydiniz der içinden ama aramaya devam eder. İtalyan mıydı bu herif diye düşünür,Fransızlardan kimi arıyordum ben,tam bir işkence. Kitapçı yazarına göre,ülkesine göre ya da en kötüsü rengine göre dizdiyse mutsuz olur ve umutsuzluğa kapılır aradığımı bulamayacağım... Görevliye üst rafları göremiyorum da bir merdiven var mıdır diye sorar,merdiven tabi ki vardır,çıkar tepesine avını aramaya devam eder,üst raflarda neredeyse her zaman bir şeyler çıkar,tam aradığını bulamasada bir şeyler bulur. Üst raflar kitap düşkünlerinin avlanma sahalarındandır. Sık sık gittiği bir kitapçıya uğramışsa düşkün,kendi işine gömülmüşken,birinin görevliye şu kitap var mıdır sorusunu duyarsa o kitabın bulunduğu tarafa dönüp bakar, biliyordur nerede olduğunu ama sesini çıkarmaz işine devam eder. Kitap düşkünleri ne arıyordunuz yardımcı olayım isterseniz sorusunu hiç sevmez öyle bakıyorum hocam sağ olun der. Aradığı şeyi kendi bulmak ister,bilir ki ararken başka bir şey bulabilirim,bu yüzden kendi işini kendi halleder,zaten düşkün, kitaplara bakmaktan zevk alır bu işi başkasına bırakmaz. Tatile başka bir memlekete gidilmişse kitapçıları keşfeder,beraberinde olanları peşinden sürükler çoğu zaman tatili burunlarından
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sahaf
Haftasonu gittiğim şehirde bir sahafa uğradım. Kitap Kurdu sahaf ismi,memleket Antalya. Bir kitap almak istedim satmadı arkadaş. Neden dedim,satış dışı dedi. Nasıl yani dedim, yine satış dışı dedi. Anlamak tabi ki mümkün değil. Bir kitap için kavga etmek olmaz dedim ayrıldım. 5 dk sonra satıcının Nadir kitapta satış dışı dediği kitabı 1200 TL'ye satışa koyduğunu gördüm. Kendilerine dükkanın ismini kitap tilkisi olarak değiştirmelerini öneriyorum.
İki bölümden oluşuyor ömür,ilki çocukluktan çıkma arzusuyla geçiyor...jilet vururduk o zaman bıyıklar erken çıksın diye mesela... ikincisi de mutlaka çocukluğa dönme arzusuyla...hiçbir alet edevat icat edilmedi ama bunun için,ne yazık...
Milli Eğitim Bakanı ve profesör Yusuf Tekin karne demiş,nezdimizdeki kıymetinize değer biçecek ve potansiyelinizi tam olarak yansıtacak bir işaret değildir. Kıymet kelimesinin karşılığı:Değer. Yani değerinize değer biçecek demiş oluyor. Maç bitmiş uzatmaları oynuyoruz ne diyelim.
Ne o Şamlılar kalabildi geriye ne Muaviye. Tek hakikat kaldı geriye
Bir gün Hz. Ali’nin taraftarlarının yoğun olduğu Küfe’den, bir Arap, devesiyle Şam’a gelmiş. Şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış: – Ver o dişi deveyi bana! demiş. Tartışma büyümüş, Küfe’den gelen adam, “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir” diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar. Konu Muaviye’ye yansımış. Halk meydanda toplanmış… Muaviye, Küfe’den gelenle Şam’da deveye sahip çıkan yerliyi dinledikten sonra, kararını açıklamış: – Bu dişi deve Şamlınındır! Sonra toplananlara dönmüş ve sormuş: – Ey cemaat, bu dişi deve kimindir? Cemaat hep birlikte bağırmış: – Şamlınındır! Küfeli şaşkın bir vaziyette devesinin ardından bakakalırken, Muaviye onu yanına çağırmış: – Ey Küfeli, dinle! Sen de ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen Küfe’ye dönünce gördüklerini Ali’ye anlat ve de ki: “Ey Ali, Muaviye’nin, dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var! Ayağını denk al!”