Fırat Özbey

Fırat Özbey
@Rubashov
9 kütüphaneci puanı
328 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Milli Eğitim Bakanı ve profesör Yusuf Tekin karne demiş,nezdimizdeki kıymetinize değer biçecek ve potansiyelinizi tam olarak yansıtacak bir işaret değildir. Kıymet kelimesinin karşılığı:Değer. Yani değerinize değer biçecek demiş oluyor. Maç bitmiş uzatmaları oynuyoruz ne diyelim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Fırat Özbey

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2024 1. kitabı
Ralph Hodgson
10/10 · 6 okunma
Onun düşüncesinin sahibi ve efendisi olduğunu hissediyordum. Bu münasebetsizliği buraya yazmaktan çekinmiyorum. Bir hissin ifadesi daima abestir.
Sayfa 64 - Dergah·Kitabı okudu
Eski dostum, ben daima, bizim farkımızda olmayan birtakım şeylerin bizi vücuda getirmiş olmalarından korkmuşumdur. Kendimizi bilmememiz de bu yüzdendir. Eğer işler bu kadar sonsuzsa üzerlerinde düşünmek boştur...
Sayfa 103 - Dergah·Kitabı okudu
Bulunduğumuz yeri değiştirme hissi bizde, tanımadığımız, fakat bizim için çok esaslı olan bir maddede birtakım çözülüş ve bağlanış çalışmalarıyla beraber oluyor. Bu çok derin bir tasnifin şekil değiştirmesidir. Gitmeye daha karar verir vermez, vücudun bu işe koyulmasından çok evvel, etrafımızda bulunan her şeyin değişeceği düşüncesi bizim gizli sistemimize esrarlı bir değişmeyi telkin eder. Gitmek üzere olduğumuz duygusu yüzünden etrafımızda hâlâ görüp dokunabileceğimiz her şey hemen hemen yakın varlıklarını kaybediyorlar. Sanki mevcudiyetlerinin kuvvetinde zedelenmiş gibidirler. Hatta bu yüzden bazıları büsbütün silinirler. Daha dün yanımda idiniz ve bende sizi uzun zaman için görmemeye hazırlanmış gizli bir kişi vardı. Sizi artık yakınlaştırılmış zamanda bulamıyordum, hâlbuki elinizi tutuyordum. Benim için ayrılığın rengini almıştınız. Sanki yakın bir gelecek sahibi olmamaya mahkûmdunuz. Size yakından bakıyordum ve uzakta görüyordum. Her zamanki bakışlarınızda artık süre yoktu. Bana aramızda biri henüz hissedilmeyecek derecede az, öbürü şimdiden muazzam iki aralık var gibi geliyordu ve ben bu iki uzaklıktan hangisini daha gerçek saymam gerektiğine karar veremiyordum.
Sayfa 102 - Dergah·Kitabı okudu