Fırat Özbey

Fırat Özbey
@Rubashov
9 kütüphaneci puanı
328 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Uygurlar ve Serçeler
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve Aydınlık Gazetesi: “Türkiye, Uygur kışkırtıcılarının bölücü kampanyasına izin vermedi! İstanbul’dan Ankara’ya Çin karşıtı propaganda yapmak için giden Uygur bölücüleri polis tarafından geri gönderildi.” dedi. Küçük ve ötücü bir kuşa Soğdlar siçe veya siçak diyorlarmış, Kaşgarlı Divan'ına seçe olarak olarak geçmiş ve serçe oluvermiş,tabii bu bir görüş. Biz; Balkuş Gölü,Altaylar,Seyhun kıyılarından serçelerle birlikte geldik. Bu geliş ki yazının yara izini oluşturuyor akan kansa az sonra söyleyeceğim bir sözden sızıyor. Yaranın kapanmaz olması ise son sözümde... Mao Zedong Çin Halk Cumhuriyeti'nin başındadır ve 1958 yılında ''Büyük İleri Atılım''ı başlatır;''Tarım kollektivize edilecek, kırsal alanda endüstri özendirilecek.'' Kollektif çiftlikler kurulur,ürün taahhütleri hayli mübalağalı olur,taahhütler yerine gelmeyince suç ,serçeler ve haşerelere yüklenir. Ülke çapında milyonlarca Çinli seferber olarak serçe avına çıkarlar,yuvaları bozulur,yumurtalar yok edilir. Serçe öldürene ödüller verilir,korkuluklar vs.Sağ kalan son serçeler Polonya konsolosluğunun bahçesine sığınırlar,serçe avcıları bahçeye girip düşman serçeleri yok etmek isterler, Polonyalılar bırakmaz, içeri kimseyi sokmaz,serçeleri korurlar ama bir yere kadar. Avcılar günler geceler boyunca konsolosluk çevresinde davullar çalar, serçeler birer birer yaprak gibi düşerler yere Polonyalılar kürekle kazımak zorunda kalacaklardır serçeleri... Bir dergide ''Türkler insanlığın çocukluk halidirler'' denilmişti, haddimi aşarak ilave edeyim...''Ve asrımızda Türkler Polonya Konsolisluğu'ndaki serçeler gibidirler'' Polonyalılar kadar bile olamadık ulan!!!
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Maral Ana Efsanesi '' Çok çok eski zamanlarda, yeryüzünde ormanların otlardan ve bizim ülkemizde de suların karalardan çok olduğu çağlarda, derin ve serin suyu olan bir nehir kıyısında, bir Kırgız kabilesi yaşarmış. Bu nehrin adı Enesay imiş… (Bugün bu nehrin adı Yenisey’dir…) Kırgız kabilesinin etrafı da düşmanlarla doluymuş. Bir gün biri saldırırmış, bir gün öteki. Bazen de Kırgızlar onlara baskın yaparmış. Malları yağmalar, evleri yakar, insanları kovarlarmış. Önlerine kim çıkarsa öldürür, kimseye aman vermezlermiş. O zaman böyle bir zamanmış… Ve bir gün korkunç felaket gelip çatmış. O gün Enesay kıyısında, Kırgızlar, ölen yaşlı başbuğlarını gömüyorlarmış… Hiç beklenmedik olay işte o zaman oldu. Enesaylılar birbirleriyle ne kadar kanlı bıçaklı olurlarsa olsunlar, bir başbuğun cenaze töreninde komşularına saldırmazlardı... Ama o gün, düşman komşulardan biri, hiç görünmeden Kırgız ordugâhını kuşatmıştı… Hiçbir Kırgız atına binecek, kılıç kuşanacak vakit bulamadı. Görülmemiş derecede korkunç bir soykırım başladı… Hiçbiri sağ kalıp bu olayı hatırlatmasın, kalleşliklerini duyurmasın ve öç almaya kalkışmasın, törelere aykırı bu olay unutulup gitsin, bütün izler savrulan kumlar arasında yok olup silinsin istiyorlardı. İşte böyle yaptılar… Sabahın erken saatlerinde ormana giden biri kız biri erkek iki çocuk döndüklerinde her şeyin yok olduğunu, evlerinin yerle bir edildiğini, anne ve babalarının öldürüldüğünü gördüler. Düşman obanın hanı onların da öldürülmesi işini Topal Çopur Nine’ye verdi. Topal Çopur Nine tam onları uçurumdan atacakken bir maral ana ona seslendi... - Bekle ey ulu bilge kadın! Bu günahsız yavruların canına kıyma! Topal Çopur nine ardına dönüp baktı ve gözlerine inanamadı: şaşakalmıştı. Çünkü orada durup konuşan bir ana buğu (maral) idi. Hüzün dolu
Dönüp dolaşıp Şehriyar'da kalıyorum. Heyder Baba, kentin günü batanda, Uşakların şamını yiyip yatanda, Ay buluttan çıkıp kaş göz atanda, Bizden de sen onlara kıssa de, Kıssamızdan çoklu gam-u gussa de, Karı nene gece nağıl diyende, Külek kalkıp kapı bacan dövende, Kurt keçinin şengülüsün yiyende, Ben kaytıp bir de uşak olaydım, Bir gül açıp ondan sonra solaydım. Heyder Baba senin de babalar günün kutlu olsun.(Heyder Baba Şehriyarın doğduğu köyde,çocukken her gün baktığı dağın ismidir.)

Fırat Özbey

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2020 10. kitabı
Varol Yaşaroğlu
8.8/10 · 774 okunma

Fırat Özbey

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2020 9. kitabı
Varol Yaşaroğlu
9.1/10 · 941 okunma