‘Alex Alaska’ya gitmek için yanımdan ayrıldığında onun için çok dua ettim. Tanrı’ya bu çocuğun koruması için yalvardım; özel biri olduğunu anlatıp durdum. Ama Alex’in ölmesine müsaade etti. Bu yüzden 26 Aralık günü olanları öğrendiğimde, tanrıdan tümüyle vazgeçtim. Kiliseden ayrıldım ve ateist oldum. Alex gibi bir çocuğun başına gelen korkunç şeylere göz yumacak bir tanrıya inanamazdım.’
Çoğu insan onları mutsuz eden koşullarda yaşıyor ve gene de bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmıyorlar. Çünkü güvenli, rahat, rutin bir hayat koşulamış durumdalar. Tüm bunlar huzur veriyor gibi görünse de, insanın içindeki maceracı ruh için kesin olarak çizilmiş bir gelecekten daha yakıcı bir şey düşünemiyorum. İnsanın yaşama arzusunun önünde mazeret tutkusu yer alır