Acaba benim yıldızım hangisidir?
Ve gözleriyle yıldızları aramış … Ve gokte bir tane pek küçük pek minik ve pek parlağını bulmuştu. Fosforlu gibi yanan şu küçük olacak ! ..
Gozleriyle hep iri Yıldızlara bakıyordu. Onlan çok begeniyor
ama, kendisine ait olmalarını istemeye bile cesaret edemiyordu.
"O kim bilir hangi padişahın
yıldızıdır?" diyordu
Cevriye "Allah bi.iytik, o bir kanncasmdan vazgeçmez !" diye
diyordu. Zaten Cevriye'nin yaşamak için Allah'tan ve hayattan
istedigi şeyler o kadar az, o kadar mütevaziydi ki hakikaten
ona bunlann verilmemesi merhametsizlik olurdu.
Karanlık bir dehliz beklerken yolunu aydınlatan sokak lambalarına minnet ediyordu.Hayli zaman olmuş rüzgarın koltuk altından girip onu sarmaladığını unutmuş bir hisle yürüyor.Gözlerini kaldırıp etrafa bakmayacak kadar güvendizleşmişti paltosunun ucu biraz ıslak…yüzü belirgin olmayan seğirmeler atlasıydı.Kimsenin anlamadığı şeyler için üzerinde uzun uzadıya duruyor yorumlamaya çalışıyordu.Kalbinin kırıklığını unutmuş dünyanın dertlerini düşünüyordu.Soğuk savaş,Berlin duvarı,demir perde,Arap Alemi,Batı Dünyadı ve üçüncü devletler dahi bu dertler onun içinde olmasına rağmen dışındaydı.Günlük rutinindeki yalnızlık düşünme egzersizleri içinde dilimdeki karanlık iyiden iyiyi belirginleşiyor ve şehirden uzaklaşıyordu.Sokak fenerleri arasındaki mesafe gittikçe açılıyor hatta bazıları önünden geçtikten sonra yanıyordu.Korkuyordu yol boştuinsanlar olmadan yalnız yaşamak istemesini sorguluyorum gökyüzüne başını kaldırıp Adem’in Hava’sını beklediği gibi ses bir dayanak arıyordu.