youtu.be/huBv_hN4wpI
Furuğ Ferruhzad
Yeryüzü ayetleri & Farsça
از نهايت شب حرف می زنم
من از نهايت تاریکی
و از نهايت شب حرف می زنم
اگر به خانهٔ من آمدی برای من ای مهربان چراغ بیار
و يک دریچه که از آن
, به ازدحام کوچهٔ خوشبخت بنگرم
Gecenin sonundan söz ediyorum ben
Karanlığın sonundan
Ve gecenin sonundan söz ediyorum
Evime gelecek olursan bana bir lamba getir sevgilim
Ve küçük bir pencere
Mutlu sokağın kalabalığına bakayım oradan.
Ey Ezel ve Ebed sultanı ve bütün güzel isimlerin ve en yüce sıfatların sahibi ve mahlukatın yegane hak mabudu olan Rabbi Rahimimiz!
Bizi cennetin hanımefendileri olan bu mübarek ve mutahhar hanımlara cennette komşu eyle! ve onların yolunun yolcusu olmayı nasip eyle!
Bizlere ömrünü güzel bir sonla ve şehadet ve sonlandırmaya mazhar eyle!
Amin,amin ,amin!
Binlerle amin!
KEHF SURESİ 60-82
60. Hani Mûsâ beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
61. Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
62. Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
63. Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
64. Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler.
65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.
66. Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.
67. Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."
68. "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"
69. Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.
70. O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."
71. Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
72. Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.
73. Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.
74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün?