Bismillahirrahmanirrahim..
Bu kitabı yine medrese zamanlarımda halka dersimizde kitap analizi olarak okuduğum kitaplar arasında..
Herkese okumayı tavsiye ederim..
Yani onların hayatına baktığımızda belki bir nebzede olsa kendimizi sorgularız..
Kitap konusuna gelince şöyle ki:
Kitap yazarın sonradan Müslüman olan birçok kişiyle yaptığı röportajları bir araya getirmesinden oluşuyor. Kitapta; dünyanın farklı ülkelerinden olup İslam’la sonradan tanışan ve Müslüman olan papazların, rahiplerin, misyonerlerin, müzisyenlerin, uyuşturucu kaçakçılarının hidayet öyküleri yer alıyor. Din değiştirmek bir insan için ne kadar da zor olsa gerek diye düşünürken yazarın da önsöz kısmında belirttiği gibi, hidayet öykülerini okurken birçok farklı duyguyu bir arada yaşamaya başlıyorsunuz. Bazen çok şaşırıp bazen mutlu oluyorsunuz. Bazen de hüzünlenip gözyaşlarınıza hâkim olamıyorsunuz. Hele bir de Müslüman olduktan sonra İslam’ı yaymak adına yaptıkları çalışmaları okuyunca tarifsiz duygular içinde kendi İslam’ı yaşama biçiminizi sorgulamaya başlıyorsunuz.
Dikkatimi çeken ve bu insanların ortak noktası olarak gördüğüm şey; İslam’ı ilk kaynağından yani Kur’an-ı Kerim’den öğrenip, yaşamlarına Kur’an-ı rehber edinmeleri oldu. Kur’an-ı o kadar çok seviyorlar ki bir an olsun ellerinden bırakmak istemiyorlar. Hatta Müslüman olup Kur’an-ı öğrendikten sonra kendilerini geliştirip Kur’an-ı daha iyi anlamak için Arapça öğrenmeye başlıyorlar. Aralarında hafız olup Kur’an kursu açarak hafız yetiştiren insanlarda var. Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise önce Hristiyan olan insanların teslis inancını sorgulayıp İslam’a ilgi duymaya başlamaları ve araştırmaları sonucunda da Müslüman olmaları.
İslam bizim için bir hazine. Hazinemizi en güzel biçimde korumamız ve İslam’a uygun şekilde hayatımıza yön