Rumeysa

Rumeysa
@Rum016
Dünya gaddardır, mekkârdır, fenadır, aldanmayınız Lemalar
Ve keza kâinat sahifesinde pek büyük bir itina ve ihtimam ile hârika bir tarzda yazılan nakışlar, münferiden ve müçtemian, gayr-ı mütenahî bir kudreti iktiza ettiklerinden, kâinat da bir Vâcib-ül Vücud, bir Hâlık-ı Kadîr'in vücuduna bizzarure delalet eder ki, o Hâlık'ın tesir-i kudretine nihayet olmadığından, şeriklerden bilbedahe müstağnidir, şerike ihtiyacı yoktur.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İşte kâinat şu hakikatın lisanıyla ​اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ yu söylüyor.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Din
Çünki ancak Onun kudretiyle, iradesiyle her müşkil hallolur ve kapalı kapılar açılır. Ve Onun zikriyle kalbler mutmain olurlar. Binaenaleyh necat ve halas ancak Allah'a iltica ile olur. ​فَفِرّوُٓا اِلَى اللّٰهِ ٭ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
Sayfa 58·Kitabı okudu
Din
La İlahe İllallah
Öyle bir Allah ki, vücub-u vücud ve vahdetine, şu kitab-ı kebir denilen âlem, bütün yazıları ve fasıllarıyla, sahifeleriyle, satırlarıyla, cümleleriyle, harfleriyle şehadet ettiği gibi; şu insan-ı kebir denilen kâinat da, bütün a'zâsıyla, cevarihiyle, hüceyratıyla, zerratıyla, evsafıyla, ahvaliyle delalet eder. Yani bu kâinat, ihtiva ettiği bütün enva'ıyla ​لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ ve o âlemlerin erkânıyla ​لَا خَالِقَ اِلَّا هُوَ ve o erkânın a'zâsıyla ​لَا صَانِعَ اِلَّا هُوَ ve o a'zânın eczasıyla ​لَا مُدَبِّرَ اِلَّا هُوَ ve o eczanın cüz'iyatıyla ​لَا مُرَبِّىَ اِلَّا هُوَ ve o cüz'iyatın hüceyratıyla ​لَا مُتَصَرِّفَ اِلَّا هُوَ ve o hüceyratın zerratıyla ​لَا خَالِقَ اِلَّا هُوَ ve o zerratın tarlası olan esîriyle ​لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُو söyleyerek; bütün enva'ıyla, erkânıyla, a'zâsıyla, eczasıyla, hüceyratıyla, zerratıyla, esîriyle (ellibeş lisan ile) vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ve delalet eder.
Din
​اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ Allah'tan başka hak bir İlah'ın bulunmadığını kalben tasdik ve lisanen ikrar ettiğime, bütün gören ve görünen eşyayı şahid gösteriyorum. Öyle bir Allah ki, vücub-u vücuduna ve Vâhid, Ehad, Ferd, Samed olduğuna Hazret-i Muhammed (A.S.M.) bir şahid-i sadık ve bir bürhan-ı nâtıktır.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Din