Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" En büyük günah hırsızlıktır. Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşam çalarsın. Karısından kocasını, çocuklarından babasını çalmış olursun. Aldattığın zaman doğruluğu ve adaleti çalmış olursun. En büyük kötülük çalmaktır. "
Babası, Emir ve Hasan'dan gerçeği öğrenme haklarını çalması kitabın arka yüzünü oluştururken aynı zamanda bir coğrafyanın - Afganistan'ın - kaderini de okuyoruz.
Kitabın etkileyicileyiciliği; olağanüstü kurgusu, mucizevi olaylar, mutlu son ve spesifik karakterlerden kaynaklanmıyor aksine gerçekçi bir kurgu iyi tasarlanmış karakterler, olması gerektiği gibi akan olaylar üzerine yazılmış. Ve bu durum ortaya bir solukta okunan, insanın kendini ve dünyayı hiç yabancılık çekmeden bulduğu bir eser.
Duyguların, kaygıların yaşadığımız dünya ile çok fazla örtüşmesi de etkileyici olmasının nedenlerinden. Vicdanını susturamamanın acizliği, gerçeğin yerini bulamamasının tükenmişliği, sadakatin sonsuz bir devinimle var olmasının hayreteşayanlığı ve ırkçılığın tüm varlığıyla ortada dolaşması kitabın öz mesajları niteliğinde.
Kitap, birbirinden çok farklı iki çocuk karakter ile dünyaya bakmış. Biri sadık, fedakâr ve bu yüce duygularını her türlü acı ve ölüm pahasına elinden bırakmayan ezilen, dışlanan küçük bir hazara. Diğeri babasından sevgi bekleyen, çevresinden ilgi bekleyen fakat hep geri planda kalan, korkak olduğunun farkında olan ve tüm bunlar sebebiyle kendini kitaplara adayan bir zengin çocuğu. Bu iki çocuğun dünyasından dünyaya bakmak ve iletişimlerinden çıkarımlarda bulunmak bile o dönem Afganistan'ını, dünya değerlerini, çocuk hislerini ve belki de içimizde ki vicdani duyguları görmemizi sağlayacak.
Kitabın seyrinde adım adım Afganistan'ın çöküşü, kitlelerin katloluşu,