Oğuz Atay’ın Tutunamayanları, hayata, kelimelere ve kendine yenilmiş insanların iç dünyasını ironik ve hüzünlü bir dille anlatır. Bu roman, hiçbir yere ait olamayanların, her cümlede biraz daha düşenlerin, kaybolmayı bir varlık biçimi sayanların yaslı mizahıdır. Kahramanları ipin ucunu değil, ipin kendisini kaybetmiştir. Varoluş, kelimelerle delik deşik edilmiş bir yalnızlık şarkısına dönüşür.
Tutunamayanlar, insanın kendine bile tutunamadığı uçurumda dalgalanan ironik bir bayraktır: Her kelime bir yara, her yenilgi yeni bir suskunluk.
"Güvercinlerin ağlayışından gelemeyen mektupların, evlat kokusudur Elif..."
Kış erken gelir avlusuna unutulmuş köylerin
Sonrası hasret
Mecburi veda halleri ve göç
(göç, annelerin kahırlı duasıdır çoğu çocuğun hafızasında)
Ve Elif dağlara anlatandır
Hasretin, göçün ve güvercinlerin feryadını...