Okurken zorlanıp ama aynı zamanda çok keyif aldığım bir kitap. Evet, zor bir kitaptı; fakat sorunu kitapta değil, biraz da kendimde aradım. “Kitap mı zor, benim mi odaklanmam zayıf?” Evet, kitabın dili biraz ağır olabilir; fakat ne zaman ki sabah seher saatlerinde okusam ya da gece herkes uyuduğunda sakinlikte okusam, kitabı daha iyi anladığımı gördüm. Belki herkese tavsiye etmek istemeyebilirdim; fakat odaklanmadan dolayı anlamadığımı fark ettiğimde herkese tavsiye edebileceğim bir kitap olduğunu da anladım.
Her bölüm 2-3 sayfalık, yaklaşık 40 bölümden oluşan deneme türü bir eser. Kitabın kapağında zaten türünü “felsefe-bilim” şeklinde açıklamış. Felsefeyi sevenler için gerçekten çok güzel bir eser olabilir; fakat felsefe ile ilgilenmeyenler için dili biraz zor kaçacaktır. 40 bölümden beşini bile anlayarak okumak, bu kitabı almak için değer. Gerçekten öyle güzel cümleler, öyle güzel değinilen noktalar vardı ki kitabı okurken hayran kaldım. Bazı bölümlere geldim, o kadar bir şey anlamadım ki “Kitabı sevmiyorum,” dedim. Tekrar diğer bölüme geçtiğimde çok güzel bir cümleye denk geldim; tekrardan kitaba dair düşüncelerim değişti. Tam olarak böyle gitgellerle okuduğum bir kitap oldu ama kitabı kapattığımda “İyi ki okumuşum,” dedirtti. Ufkumu açtığını düşünüyorum. Bana gerçekten güzel şeyler kattığına inanıyorum. Bu yüzden herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap.