📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kitabı bitirdim hemen 1k'ya girmem lazım" dediğimde sevgili eşim Hasan Gök "bir de inceleme de gir istersen" deyince bir şeyler karalamak vacib oldu.
Kitabı beğendiğim puanlamamdan anlaşılıyordur. Beğenme sebebim de bana göre çok net; çoğu kişisel gelişim kitabı gibi sen yaparsın sen edersin demek yerine, beynin içindeki fizyolojik işleyiş nasıl, özellikle dopamin nedir ve nasıl çalışır gibi gayet dişe dokunur bilgiler vermesi, bilgiye dayalı bir temel oluşturması ve anlatmak istediklerini bu temelin üzerine inşa etmesi. Kitap tabiiki de bir fizyoloji kitabı değil ama içerisinde özellikle de başlarında tıbbî terimler var, aşina olmayanları sıkabilir ama konu genellikle aynı terimler üzerinden işlendiği için okumaya devam ettikçe sorun ortadan kalkabilir.
Yazarların dili çok akıcı. Tüm kitap sohbet muhabbet havasında akıyor. Kitabın içindeki örnekler tamamıyla bugünün yaşamını okumamıza yardımcı olacak cinsten. Sosyal medyanın veya sokak jargonunun kendine has dil yapısı ya da herkesin hakkında az çok fikir sahibi olduğu filmler veyahut bugün şöyle ya da böyle insanlara dayatılan popüler kültürün getirisi olan alışkanlıklar kitabın içeriğine gayet güzel oturtulmuş.
Kitapta benim dikkatimi çeken biraz da içimi gıcıklayan bir detay var o da şu ki, örneğin bir yerde dopamin sisteminin haz ve acı dengesi üzerine kurulu olmasından bahsediyor, buna da cuk diye oturan oruç örneğini vermiş. Açlık- iftar- yemek- haz- ibadet ekseninde içeriğini sizin de tahmin edeceğiniz bir anlatım var. Burada kelimeleri seçme yaklaşımlarından hoşlanmadım. Bu bana göre böyle yazarın umrunda olacak bir mesele değildir elbet ama oruç meselesinin yok ibadet, yok ritüel, yok zayıflamak amaçlı bir davranış falan filan diye 'okuyan her kesime bir köşeden hitap edebilmek' maksadıyla kırk kola