"Ne zaman vurdu gönül sahilime Hacer
Ana bilir misin? Ne zaman ki hacda
Safa ile Merve arasında Hacer yürüyüşü başladı. Hacer düştü yürek diyarıma.
Herkes Hacer olmuş yürüyordu. Hacer' e benzemeye çalışıyordu. Hacer gibi yürümeden ne umre yapılıyor ne de hacı olunabiliyordu. Şaşırdım... O nasıl bir kadındı ki ona şeklen benzemeden kullukta yol alınmıyordu. İslamın beş esasından birinin içine nasıl da oturmuştu.
Ağlamanın çeşitlerini düşünmemiştim şimdiye dek. Bildim ağlamanın farkının olduğunu, gözyaşlarının insanın değişik duygularından akıp gittiğini.
Nefis ağlardı.
Kalp ağlardı.
Ruh ağlardı.
Ağlamanın en kötüsü nefsin ağlamasıydı.Kaybettiğim bir dünyalığa ağlamıyordum.