Sosyal medyanın endişe verici olduğu iki alan var: duygudaşlık ve zaman.
Başkalarının duygusal tepkilerini gözlemlemek -Örn, bir başkasını yüzünü buruştururken görmek- duygudaşlığı tetikleyen etkili bir yol. Fakat günlük hayatta duygudaş tepkiler yaratan jest ve mimikler sanal ortamda yok. Duygudaşlığın azalması çoğunlukla siber zorbalığa ve trollemeye yol açıyor.
Çevrimdışı hayatta biriyle konuşacağımız zaman onunla konuşana kadar beklememiz gerekir. İstediğimiz her an istediğimiz kişiye ulaşamayız. Bu sırada zaman geçer, duygu ve düşüncelerimizi daha serinkanlı olarak gözden geçiririz. Sanal ortamda ise her an erişebiliriz. Yeniden düşünmeye fırsatımız olmadan diğer insanlarla anında bağlantı kurarız, mesaj yazarız, tweet atarız, yorum yaparız.