Kitabımızın giriş bölümünde: öğrencilerin sosyal yetenekleri, çevresine uyum gücü kazanması, zorunlu pedagoji derslerinde din eğitiminin de olması gerekliliği, mesleki kabiliyetlerin tespiti, öğrenme faaliyetini doğrudan etkileyen faktörler, din eğitiminde başarıyı etkileyen nedenler, etkili ve verimli Kur’an öğretimi nasıl olur gibi konulardan bahsedilmiştir.
Ayrıca yazarımız Türkiye’de normal eğitim ile din eğitiminin paralel gitmemesi hususunda bir eleştiri getirmiştir. Yapılan bu çalışmanın amaç ve önemi üzerinde durmuştur. Din eğitiminde rehberlik nedir ve bu araştırmanın sınırlılıkları dile getirilmiştir.
Bölümde ise: psikolojik rehberlik ve tarihi gelişimi üzerinde durulmuştur. Yani rehberliğin bir yardım olduğu ve insanlık tarihine bakıldığında önceden beri gelen bir durum olduğundan bahsedilmiştir. Örnek olarak Hz. Adem’e Allah’ın bilmeklerini öğretmesi gibi. İlk olarak Amerika’da rehberliğin ortaya çıktığını ve bunu üç başlık adı altında incelendiğini görmekteyiz. Diğer iki madde rehberliğin Almanya’da ve Türkiye’de gelişimi.
Rehberlik nedir sorusu altında insanın kendisini tanıması ve yapabileceklerini bilmesi, sağlıklı düşünmesi uzmanlarca alınan yardımdan bahsedilir. Yine psikolojik danışma hizmetlerinin kavramsal temelleri başlığı altında insanın varoluşunu tehdit eden durumların onu üzdüğünü, bireyin sıkıntı ve problemler karşısında danışmayı tercih etmesi gerektiğini yani bir takım danışma bilincine sahip olması gerektiğinden bahsetmiştir.
Bölümde ise: din eğitiminde rehberlik ve psikolojik danışma başlığı altında dini yaşantıda şekilciliğin hakim olması, çeşitli gelişme ve değişmeleri takip edememe gibi sorunlardan bahsedilmiştir. Yazarımız çocukların ilgi ve kapasitelerine göre yönlendirilmeleri gerektiğinden, din eğitimini zor kullanarak vermemek bu