Öyleyse söyleyeyim, bu derece titizlik size ancak zarar verir. Zaten sizin gibiler hep böyle hareket ederler ya ! Bir yazar olarak toplumla devamlı temasta olmanız gerekirken, inadına her şeye sırt çeviriyorsunuz. Şu yediğiniz dağ tavuğu parçasından değil, bizim çevremize gösterdiğiniz aşırı ilgisizlikten doğacak zarardan söz ediyorum. Evet, böyle hareket etmekle geleceğiniz açısından çok şey kaybediyorsunuz. Ayrıca yazılarınızda sözünü ettiğiniz konuları, çevreyi inceden inceye bilmeniz gerekir : Romanlarınızda kontlar, prensler geçiyor, buduvarlardan söz açılıyor... Hoş benimki de laf ! Şimdi sefaletten başka konuya dokunulmuyor ki : Kaybolan paltolar, müfettişler, kavgacı subaylar, memurlar, eski yıllar bölücüler ; ezberledik artık.
Asıl kötülüğüm nereden geliyor bilir misiniz baylar ? En büyük kepazeliğim her an, en kızgın anlarda bile, hiç de kötü, hırçın bir insan olmadığımı, sadece serçeleri ürküten kaynana zırıltıları misali kuru gürültü çıkardığımı utana sıkıla idrak etmemdir.