Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben sana şundan söz ediyorum: Biraz daha esnek ol! Ya hep ya hiç görüşünü değiştir. Hayatın hep küçük uzlaşmalar demek olduğunu anla. Aile ve dükkân? Başka bir şey yok mu? Başka bir şey yoksa, hayat çok dar, sıkıcı ve zevksiz demektir. Bu görüşünü değiştir. Biraz daha açıl!"
Tüm bu süre içinde karısını kendisinden ayıran duvarda bir kapı aralamak için tüm gücünü harcarken bir bakıma onu unuttuğunu fark etti. Ancak yine o anda, tüm kapıların bir kez daha kapanmasıyla, karısı yeniden onun asıl isteği oluvermişti ve bunu öyle ani bir acıyla hissetmişti ki, istese de içinden bir türlü atamadığı ve şakaklarını kemiren bu feci yangından kaçmak için oteline doğru koşmaya başlamıştı.
"İşte gene senin o 'ya hep ya hiç' anlayışın. Sana biraz geniş ve esnek olmayı öğretemeyeceğim. Sana göre hayatta iki türlü anlayış vardır. Ya bir şeye karşı çıkarsın ya da benimsersin. Arası yok! Abin de öyle. O karşı çıkıyor. Anladığım kadarıyla, karşı çıkmayı o kadar ileri götürmüş ki, en sonunda yaşamaya bile karşı çıkar olmuş. Şaka sanıyorsun, ama öyle. Bu sizin huyunuz. Sen de bir ticaret biliyorsun, bir de aile düşünmüşsün, gerisine boş veriyorsun, karşı çıkıyorsun. Ama öyle değil ki. Her zaman bir üçüncü yol vardır. O da uzlaşmaktır. Sen de abin de bunu öğrenmelisiniz... Birbirinize ne kadar yakınsınız, farkında değilsiniz!"