Başarmıştım! Zihnime kendini ifade etme şansı verecek olan şeyi başlatmıştım. Dudaklarımla konuşamıyordum, evet, ama şimdi konuşulan kelimelerden daha kalıcı bir şeyle, yazılı kelimelerle konuşacaktım.
Ayak parmaklarımın arasına sıkıştırdığım kırık bir parça sarı tebeşirle yere karaladığım o tek harf, benim için yeni bir dünyaya giden yol, zihinsel özgürlüğümün anahtarıydı. O harf, çarpık bir ağzın ardında kendini ifade etmek uğruna nefes nefese kalan gergin ve kaskatı kasılmış benliğim için bir rahatlama kaynağı olacaktı.