Büyük partiler halinde üretimde belli sayıda birimi üretmek için gerekli insan sayısını belirlemek çok zordur, çünkü üretkenlik değer katan çalışmayla ölçülmemektedir. İnsanların stokları şişirecek şekilde fazla parça üretimi yapmak için "kullanılması" sırasında ne oranda üretkenlik kaybı gerçekleştiğini kim bilebilir? Acaba hatalı parça ve ara stokların izini sürmek ve bitmiş ürünlerdeki kusurları düzeltmek için ne kadar zaman harcanmaktadır? Tek-parça akış hücresinde malzemeleri oradan oraya taşımak gibi değer katmayan faaliyet çok azdır. Kimin çok meşgul olduğunu, kimin aylak aylak dolaştığını çabucak anlayabilirsiniz. Değer katan çalışmanın hesabını tutmak, sonra da belli bir üretim hızına erişmek için kaç insan gerektiğini belirlemek kolaydır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hepimiz içimizde, gizli, nazik davranışlarla üstü örtülen ama bir tehdit algıladığımız zaman hemen o keskin dişleriyle ortaya çıkan bir timsah taşıyoruz.
Kürek çekme yarışlarında kilit kişi dümencidir; yani "çek, çek, çek" diye bağırıp duran en arkadaki ufak tefek adam. Dümenci bütün kürekçilerin hareketini koordine ederek, küreğe aynı hızla asılmalarını sağlar. Ya aralarından biri kimseyi takmayıp, kendi başına hızlı bir tempo tutturursa ne olur? Kayığın seyir düzeni altüst olur ve hemen yavaşlar. Fazla güç ve hız fiilen kayığı yavaşlatabilir.
Bir hücre içinde tek-parça akış oluşturduğumuzda, bu hücrenin işleyişi için hangi hıza göre tasarlanması gerektiğini nasıl bilirsiniz? Makinelerin kapasitesi ne olmalı? Ne kadar insana ihtiyacınız olacak? Bunlara verilecek yanıtın başlangıç noktası, takt süresini hesaplamaktır.
"Takt" ritim ya da metre anlamına gelen Almanca bir sözcüktür. Takt müşteri talebinin hızıdır, yani müşterinin ürünü satın alma hızı. Günde yedi saat 20 dakikadan (440 dakika) bir ayda 20 gün çalıştığımızı varsayarsak, müşteri ayda 17.600 birim satın alıyorsa, o zaman müşteri talebi günde 880 birim, yani 30 saniyede bir birim yapmamızı gerektiriyor, demektir. Gerçek bir tek-parça akış sürecinde sürecin her aşaması 30 saniyede bir, bir parça üretmelidir. Eğer süreç daha hızlı yürürse, aşırı üretim olur; daha yavaş yürürse, tıkanma oluşur. Takt, üretimin hızını ayarlamak ve ileri gittikleri ya da geri kaldıkları zaman işçileri uyarmak için kullanılabilir.
Bazı koşullarda çok ileri giderek çocukların nankör olduklarını söylemek sanıldığı kadar doğru bir şey değildir. Gerçek olan doğanın nankörlüğüdür. Doğa daha önce de söylediğimiz gibi ileriye dönüktür. Doğa canlıları gelenler ve gidenler olarak ikiye ayırır. Gidenlerin yüzü karanlığa, gelenlerin yüzü aydınlığa dönüktür. Bu yüzden yaşlılar açısından ölümcül, gençler açısından kendi iradelerine dayanmayan bir ayrılık vardır. Önce farkedilmeyen bu ayrılık, dalların gövdeden uzaklaşması gibi yavaşça gerçekleşir. Dallar gövdeden tamamen ayrılmasalar da ondan uzaklaşırlar. Bu onların suçu değildir. Gençlik neşeye, şenliklere, aydınlıklara, aşklara uzanır. Yaşlılık ise sona doğru ilerler. Birbirlerini gözden kaybetmeseler de artık birbirlerine sarılamazlar. Gençler yaşamın, yaşlılar mezarın soğuğunu hissederler. Bu zavallı çocukları suçlamayalım.