Kitap başlangıcında bize tamamıyla hasta bir ruh nasıl düşünürü sunuyor, neler hisseder, nelere takılır… ilerleyen sayfalarda bu içsel metinler daha anlaşılır oluyor ve hatta o tamamıyla öznel sandığımız monologlar ders çıkarmaya elverişli hale geliyor. Evettt bu kitabı ilk okuduğumda yaptığım değerlendirmeydi ta ki Dostoyevski’yle alakalı bir seminere katılıncaya kadar… Benim varoluşsal sancılar diye anlamlandırdıklarımın aslında bir Rus sevdalısının kitabına döşediği alt metinler olduğunu öğrendiğimde gerçekten hayal kırıklığına uğramıştım. Dostoyevski okumalarınızı karakterlerin çözümlemesi ve sonları üzerinden yaparsanız eğer yazarın ideal rus tanımını nasıl kavramlaştırdığını da göreceksiniz.