Rumeysa

Bir şövalye, hanımefendisine karşı ne kadar centilmence ve ince davranırsa, Joe da kıza öyle yaklaşıyordu. Caddede birlikte yürürken yol tarafında olmaya özen gösteriyor caddenin karşısına geçtiklerinde iç tarafta kalırsa kızın arkasından hızlıca yana kayıp tekrar yol tarafına geçiyordu. Bir keresinde yağmur yağacak diye getirdiği şemsiye dahil olmak üzere kızın eşyalarını o taşıyordu. Sevgiliye çiçek gönderme diye bir âdeti hiç duymamış olduğu için Genevieve'e meyve gönderiyordu. Faydalı bir şeydi meyve. Afiyetle yenirdi.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Rumeysa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
3 günde okudu
·
2025 31. kitabı
Albert Camus
7.8/10 · 684 okunma
Savaşı küçümseyerek savaşmak, mutluluk sevgisini korurken her şeyi yitirmeyi benimsemek, bir üstün uygarlık düşlemek düşüncesiyle yıkılışa koşmak çok şeydir. İşte burada sizden daha fazlasını yapıyoruz; çünkü kendimizden vereceğimiz şeyler var. Yüreğinizde olsun, kafanızda olsun, sizin hiçbir şeyi yenmeniz gerekmedi. Bizim iki düşmanımız vardı, silahla utkuya ulaşmak bize yetmiyordu, size yetiyordu, çünkü sizin dizginlemek zorunda olduğunuz hiçbir şey yoktu.
Evet, şu anda varım. Ve bu sırada dikkatimi çeken, daha ileri gidemeyecek olmam. Yaşam boyu hapse atılmış bir insan gibi ve her şey önünde bulunan. Ama aynı zamanda yarının ve tüm öteki günlerin benzer olacağını bilen bir insan gibi. Çünkü bir insan için şimdiki zamanın ayrımına varmak, artık hiçbir şey beklememektir.
Tipasa'da hiçbir zaman bir günden fazla kalmazdım. Hep böyledir, bir an gelir, bir görünümü gereğinden fazla görmüşüzdür, biz onu yeterince görünceye kadar uzun zaman gerektiği gibi. Dağlar, gök, deniz kuruluğu ya da görkemi göre göre değil, baka baka bulgulanan yüzler gibidir. Ama her yüz, bir şeyler anlatmak için belirli bir yenilenmeden geçmelidir. Ama dünyanın bize yalnızca unutulduğu için yeni görünmesine hayran kalmamız gerekirken fazla çabuk bıkmaktan yakınırız.