Rüveyda Sever

Rüveyda Sever
@RuveydaSever
İnsanlar kötüydü kitaplara sığındım..
10/10
·147 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 09:34
Herkese selam! Bugün kalbimi kelimenin tam anlamıyla sıcacık yapan, okurken hem çok duygulanıp hem de inanılmaz gururlandığım harika bir kitapla geldim: Fakir Baykurt’un kaleme aldığı Eşekli Kütüphaneci. • "İyi ki okumuşum, iyi ki bu dünyadan böyle şahane insanlar geçmiş" dersiniz, işte tam olarak öyle bir his bıraktı bende. • ​Kitap, 1940'lı yıllarda Ürgüp’te kütüphanecilik yapan Mustafa Güzelgöz’ün tamamen gerçek olan, hayattan alınmış o muazzam hikayesini anlatıyor. • !!!SPOİLER!!! Düşünün bir kere; bir adam kütüphaneye atanıyor ama bakıyor ki köylü hiç gelmiyor, kitap okumuyor. Mustafa Bey "Aman bana ne, ben memurum, mesaim bitince maaşıma bakarım" deyip köşesine çekilmiyor işte. Ne yapıyor biliyor musunuz? Eşeklere sandıklar yüklüyor, içlerini kitaplarla dolduruyor ve köy köy gezerek kütüphaneyi insanların ayağına götürüyor. Üstelik sadece bununla da kalmıyor; kadınlar da kütüphaneye gelebilsin, orayı sevsin diye kütüphaneye dikiş makineleri getiriyor, halıcılık kursları açıyor, çocuklara sinema izletiyor... Resmen tek başına koskoca bir bölgenin kaderini değiştiriyor, ışık oluyor oradaki insanlara. • ​Günümüzde her şeyden bu kadar çabuk şikayet ederken, imkansızlıklar içinde yaratılan bu azmi ve başarıyı okumak bana o kadar iyi geldi ki, anlatamam. Fakir Baykurt’un kalemi ile ilk kez tanıştım, o kadar samimi, o kadar içten ki sayfalar su gibi akıp gitti, zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. Yaşanmış bir hikaye olduğunu bilerek okumak ise her sayfada duygumu, hayranlığımı ikiye katladı resmen. • Kitap okumayı seven, "Bir insan gerçekten dünyayı değiştirebilir mi?" diye merak eden herkes ama herkes bu kitabı kesinlikle okumalı. Kitaplığınızın en özel köşesinde yer almayı sonuna kadar hak ediyor.
1000Kitap
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"AYNI EVDE BÜYÜDÜLER, AYNI ACIYI YAŞAMADILAR"
10/10
·120 syf.··
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:11
Bir aileyi aile yapan şey nedir? Aynı evin içinde büyüyen insanlar aynı acıyı gerçekten aynı şekilde mi yaşar? Sevgi, suçluluk ve fedakârlık birbirine karıştığında geriye ne kalır? • Bu kitabı çok ama çok sevdim. Aynı ailede büyüyen kardeşler bile aynı acıyı aynı şekilde yaşamıyor. Kimi yarasının üzerine gidiyor, kimi kaçıyor, kimi de görmezden gelmeyi seçiyor. Kitap bunu o kadar güzel anlatıyordu ki, okurken birçok yerde durup düşündüm. Beş parmağın beşi bir olmadığı gibi, aynı evin içinde büyüyen insanların da birbirinden ne kadar farklı olabileceğini çok güzel göstermiş. • Beni en çok etkileyen şey ise yazarın bunu taşlar üzerinden anlatmayı seçmesi oldu. Açıkçası böyle bir metaforla ilk kez karşılaştım ve çok etkilendim. Taşların sessizce her şeye tanıklık etmesi, hikâyeye bambaşka bir hava katmış. • Bitirdiğimde içimde sadece "Ne güzel bir kitaptı." duygusu kaldı. Hem anlatımıyla hem de hissettirdikleriyle beni çok etkiledi. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim, benim için unutulmayacak kitaplardan biri oldu. • Not: Bu kitapta olaylardan çok atmosfer ve duygular ön planda. Bu yüzden hızlı akan bir hikâye arayanlar için aynı etkiyi bırakmayabilir. Taşların anlatıcı olması da biraz farklı bir deneyim ama ben tam da bu yönünü çok sevdim. Keyifli okumalar...
1000Kitap
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,618 okunma
Devlerin savaşı, koca bir ömrün hikâyesi: İnce Memed 4
10/10
·639 syf.··
2026 30. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 14:41
Bazen bir kitabı bitirirsiniz, bazen de bir dönemi kapatırsınız. • Son sayfayı çevirdikten sonra dönüp kitaplığımdaki dört cilde baktım. İçimde hem büyük bir mutluluk hem de tuhaf bir hüzün vardı. Çünkü yıllardır okumayı ertelediğim, gözümde büyüttüğüm o yolculuk nihayet tamamlanmıştı. Dördüncü kitap hakkında hikâyeye dair çok şey söylemek istemiyorum. Çünkü bu serinin en güzel taraflarından biri, okurun her şeyi kendi adımlarıyla keşfetmesi. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; bu kitapta Yaşar Kemal yalnızca bir hikâye anlatmıyor, insanı, umudu, korkuyu, direnişi ve zamana karşı verilen mücadeleyi de anlatıyor. • Dört kitap boyunca en çok etkilendiğim şey ise İnce Memed'in sadece bir karakter olarak kalmaması oldu. Sayfalar ilerledikçe büyüyen, değişen ve anlamı derinleşen bir hikâyenin parçasına dönüşüyor. • Yaşar Kemal'in dili ise her zamanki gibi büyüleyici. Doğayı, insanları ve Çukurova'yı öyle canlı anlatıyor ki bazen bir roman değil de yaşanmış bir destan okuyormuş gibi hissediyorsunuz. • Kısacası, İnce Memed benim için yalnızca bir seri değil; uzun süre unutamayacağım bir aşk.. İYİ Kİ OKUDUM...
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma
4/10
·192 syf.··
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 23:00
​ Bugün son zamanlarda çok övülen, bir oturuşta başlayıp biten ama bende oldukça mesafeli hisler bırakan Geri Verilen Kız 'dan bahsetmek istiyorum size. ​• ​Aslında hikayenin temelinde çok güçlü ve insani bir dram var. Bir çocuğun, yıllarca kendi ailesi bildiği varlıklı insanlardan koparılıp, hiç tanımadığı yoksul ve kalabalık biyolojik ailesine bir eşya gibi "iade edilmesi" gerçekten çok sarsıcı bir fikir. Kızın ne o eski hayatına ne de bu yeni taşra evine ait olabilmesi, iki dünya arasında yapayalnız kalıp bir sığınak araması çok hüzünlüydü. • Üstelik oradaki biyolojik annenin o mesafeli, sert duruşunun arkasında saf bir kötülükten ziyade, hayat şartlarının getirdiği çaresiz bir donukluk olduğunu hissetmek de hikayenin en gerçekçi tarafıydı. • ​Fakat tüm bu akıcılığına rağmen kitap bende edebi anlamda hiç o beklenen "vav" etkisini yaratmadı. Hepsini geçtim, beni kitaptan tamamen soğutan ve çok haklı olarak ciddi anlamda rahatsız eden kocaman bir detay var: Hikayenin içine serpiştirilen aile içi dinamikler, özellikle de abi (Vincenzo) karakterinin kıza yönelik sergilediği o sınırları aşan, ensest imalı tavırları... ​Birkaç sayfada bile yer alsa, bu tarz tekinsiz ve rahatsız edici yaklaşımların hikayeye dahil edilmesi benim tüm okuma keyfimi gölgeledi. Üstelik bu kitap her yaştan okurun, lise çağındaki 16-17 yaşlarındaki gençlerin de kitapçılarda rahatça ulaşıp okuyabileceği raflarda duruyor. İçerdiği bu psikolojik sınır ihlalleri ve irrite edici boyutları nedeniyle kesinlikle bir yaş sınırı uyarısını hak ettiğini düşünüyorum. Sırf dili hızlı akıyor diye bu tarz karanlık unsurları görmezden gelemedim. • ​Özetle; kurgusundaki bu sorunlu yaklaşımlar sebebiyle beklentimin çok altında kalan, açıkçası pek sevemediğim bir kitap oldu. ​
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,244 okunma
!!!SPOİLER İÇERİR !!!
8/10
·136 syf.··
2026 43. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 11:28
“BEN BİR İNSAN YEDİM. BU BİR SUÇ MUDUR?” Offf.. offf... İtiraf etmeliyim ki, uzun zamandır beni bu kadar derinden sarsan, kelimenin tam anlamıyla "içime işleyen" bir kitap okumamıştım. Kitabı bitirir bitirmez henüz duygularım da tazeyken yazmak istedim.... • İlk sayfayı açıp o şoke edici alıntıyla karşılaştığım an, karşımda katman katman açılacak, psikolojik derinliği muazzam bir eserin durduğunu anladım. Normalde yamyamlık temalı, vahşet dozu yüksek anlatılara bayılan, bu tarz hikayelerden beslenen biri değilimdir. Ancak Choi Jin-young Açlık romanını elime aldığımda, içimde çok tuhaf bir şey oldu. İlk şoku atlattıktan hemen sonra, yazarın amacının midemi bulandırmak değil, ruhumu sarsmak olduğunu hissettim. Karşımdaki bir canavarlık hikayesi değil, bir çaresizlik ve sıra dışı bir yas psikolojisiydi. • Öncelikle Kitaptaki Simgeler Ne Anlama Geliyor? Bunu özellikle yazmak istedim çünkü kafa karışıklığı olmaması için önemli olduğunu düşünüyorum. Romanı okurken sayfaların başında süngüler var. Yazar Choi Jin-young, iki farklı karakterin sesini ve ruh halini bize bu sembollerle fısıldıyor. Eğer okurken anlatıcıları karıştırıyorsanız, bu küçük rehber işinizi çok kolaylaştıracak: ( Ben biraz karıştırmış olabilirim.) İçi Boş Yuvarlak (Gu’nun Sesi): Bu bölümlerde Gu konuşuyor (erkek karakter) İçi boş yuvarlak; Gu’nun artık bu dünyada olmayışını, geride bıraktığı o koca boşluğu o "eksik" ruhu temsil ediyor. İçi Dolu Yuvarlak (Dam’ın Sesi): (kadın ) Bu bölümlerde ise Dam konuşuyor. İçi dolu yuvarlak; Dam’ın hayatta oluşunu, yaşayan bir beden olarak taşıdığı o ağır, kapkara yası ve sevgilisini içine alarak kendi dünyasını onunla nasıl "doldurduğunu" simgeliyor. • Gu ve Dam, aileleri tarafından terk edilmiş, dünyanın ortasında yapayalnız ve savunmasız bırakılmış iki çocuk.
1000Kitap
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026423 okunma