Bazen bir kitabı bitirirsiniz, bazen de bir dönemi kapatırsınız.
•
Son sayfayı çevirdikten sonra dönüp kitaplığımdaki dört cilde baktım. İçimde hem büyük bir mutluluk hem de tuhaf bir hüzün vardı. Çünkü yıllardır okumayı ertelediğim, gözümde büyüttüğüm o yolculuk nihayet tamamlanmıştı.
Dördüncü kitap hakkında hikâyeye dair çok şey söylemek istemiyorum. Çünkü bu serinin en güzel taraflarından biri, okurun her şeyi kendi adımlarıyla keşfetmesi. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; bu kitapta
Yaşar Kemal yalnızca bir hikâye anlatmıyor, insanı, umudu, korkuyu, direnişi ve zamana karşı verilen mücadeleyi de anlatıyor.
•
Dört kitap boyunca en çok etkilendiğim şey ise İnce Memed'in sadece bir karakter olarak kalmaması oldu. Sayfalar ilerledikçe büyüyen, değişen ve anlamı derinleşen bir hikâyenin parçasına dönüşüyor.
•
Yaşar Kemal'in dili ise her zamanki gibi büyüleyici. Doğayı, insanları ve Çukurova'yı öyle canlı anlatıyor ki bazen bir roman değil de yaşanmış bir destan okuyormuş gibi hissediyorsunuz.
•
Kısacası, İnce Memed benim için yalnızca bir seri değil; uzun süre unutamayacağım bir aşk..
İYİ Kİ OKUDUM...
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
“BEN BİR İNSAN YEDİM. BU BİR SUÇ MUDUR?”
Offf.. offf... İtiraf etmeliyim ki, uzun zamandır beni bu kadar derinden sarsan, kelimenin tam anlamıyla "içime işleyen" bir kitap okumamıştım.
Bu kitapla ilgili hislerim biraz karışık kaldı. Freud’un insan zihnine bakış açısını merak ederek okudum ama açıkçası beni çok içine çekmedi.
•Bazı yorumlar bana fazla kesin geldi ve okurken sürekli aynı mesafeyi hissettim.
•
Merak uyandıran tarafları vardı ama bende iz bırakan bir okuma olmadı.
BU HİKÂYE BİR ÜLKEYİ DEĞİL, ALIŞILMIŞ DÜŞÜNCELERİ SORGULUYOR.
•
Herkese merhabalar;
Bugünkü kitabımız
Kadınlar Ülkesi Bir kısım okur için bu kitap inanılmaz güçlü bir fikir. “Ne olurdu eğer…” sorusunu cesurca soran, alışılmış düşünceleri ters yüz eden, farklı bir toplum hayali kuran çok özel bir metin. Özellikle yazıldığı dönemi düşündüğünüzde, fikrin kendisi bile yeterince etkileyici.
•
Ama diğer bir kısım için durum biraz farklı. Onlara göre hikâye, fikrin önüne geçemiyor. Dünya o kadar güçlü kurulmuş ki, karakterlerden çok düşünceyi okuyormuş gibi hissettirebiliyor. Bu yüzden bazı okurlar kitabı “çok zeki bir fikir ama biraz soğuk bir anlatım” diye yorumluyor. (Gibi yorumlar görmüştüm.)
•
Bunu birinin düşünüp yazmış olması gerçekten etkileyici.Kitap 1915'te yayımlandığında kadınların oy hakkı bile pek çok yerde yeni yeni tartışılıyordu. Bu yüzden bile bu cesaretinden dolayı saygıyla eğiliyorum.
•
Ama burada bence etkileyici olan yalnızca “kadınların olduğu bir ülke” fikri değil. Birçok yazar hayalî dünya kurabilir; Gilman’ın farklı yaptığı şey, yaşadığı dönemin çok normal kabul ettiği bazı şeyleri sorgulaması: çocuk yetiştirme, annelik, çalışma hayatı, eğitim, kadınların ekonomik bağımsızlığı… Yani o sadece “erkekler olmasın” demiyor;
•
“Toplumun temel taşları başka türlü kurulabilir mi?” sorusunu soruyor.
•
Ben çok beğendim dili ağır değil, okuması keyifli...
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma