Ruzgar Didem

Ruzgar Didem
@RuzgarDidem
10/10
·144 syf.··
2020 18. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 01:12
Tam olarak günü belli olmasa da 1906 yılının Kasım ayında Sakarya’da dünyaya gelmiştir. Türk edebiyatında Çağdaş Türk Hikayeciliğine yaptığı katkılarından dolayı önemli bir yere sahiptir. “Adalı” lakabıyla da bilinen Abasıyanık 11 Mayıs 1954’te İstanbul’da vefat etmiştir. . . . Birçok kısa hikayeden oluşan bir derleme. . . . Sait Faik’in hikaye konusunda neden bu kadar nam saldığının, neden bu kadar başarılı olduğunun ve neden yıllar geçse de ölümsüz kaldığının kanıtlarından biri daha diyebiliriz bu derlemeye. Hikayelerin herbiri birbirinden güzel. Benim en sevdiğim Dört Zait ve Plajdaki Ayna hikayeleri oldu.
Mahalle KahvesiSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20129bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
6 Mart 1927’de Kolombiya’da dünyaya gelen Marquez büyülü gerçeklik dendiğinde akla ilk gelenlerdendir. Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinden esinlenerek büyülü gerçeklik akımında eserler vermeye başlamıştır. 1982’de Nobel Ödülü’ne layık görülen yazar en çok Yüzyıllık Yalnızlık eseriyle bilinmesine rağmen tüm eserlerinde mükemmel bir başarı sergilemiştir. 17 Nisan 2014’te Meksika’da hayata gözlerini yummuştur. . . . Albaya Mektup Yok kitabı yoksulluk içindeki bir albayın askerlik dönemlerinden kalma hak ettiği paranın gelmesini beklemesini anlatıyor. . . . Marquez’in anlatımın ne kadar çarpıcı olduğunu bu kitabında bir kez daha anladım. Kitabın başlarında sebebini bilmememe rağmen postacının ilk kez “Albaya mektup yok” demesiyle, sanki ben mektup bekliyormuşum da gelmemiş gibi hissettim. Yaşadığım hayal kırıklığı belki de albayınkiyle eşdeğerdi. Böyle hissetmemin başlıca nedeni tabii ki Marquez’in anlatım yeteneğiydi. Kitap boyunca kah albayın üzüntüsünü, ümitsizliğini, kırılmışlığını paylaştım kah umudunu. Sonunda mektubun gelip gelmemesi önemli değildi; hem albay için hem benim için önemli olan beklemekti, umut etmekti. Kısa ama güzel etkili bir kitap okumak istiyorum diyorsanız size tavsiye edebileceğim mükemmel bir kitaptır Albaya Mektup Yok.
Albaya Mektup YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201010,3bin okunma
5/10
·180 syf.··
2020 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2020 00:53
12 Ocak 1949’da Japonya’nın Kyoto kentinde dünyaya gelmiştir. Sürrealist kurgu türünde eserler veren Murakami, Japonya’nın en önemli popüler yazarlarından biridir. . . . Bir gecesini dışarda geçiren bir kızın hayatına sızdığımız bir eser. . . . Kitap iki üç farklı hikaye anlatıyormuş gibi ama aslında tüm hikayeler sonunda bir olaya bağlanıyor. Bu açıdan kitabı çok sevdim. Daha öncesinde Murakami okuduğum halde bu kitapta başlarda çok sıkıldım. Bunun sebebinin kitabın başlarında fazla ataerkil bir konuşma geçmesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Dikkatinizi çekmezse kitap genel olarak güzeldi. Tavsiye eder miyim, bilemiyorum. 5/10 gibi daha çok.
Karanlıktan SonraHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20175,1bin okunma
9/10
Franz Kafka 3 Temmuz 1883’te Prag’da doğmuştur. Hukuk eğitimi almış hatta bu alanda doktorasını dahi yapmıştır. Fakat yazmaya asla ara vermemiştir. Ne yazık ki eserlerini yayınlamak istememiştir ve yakması için arkadaşına vermiştir. Neyseki vefatından sonra arkadaşı Max Brod eserleri yakmaya karşı çıkmış ve onları yayınlamıştır. Bugün Kafka’nın eserlerini okuyorsak Kafka kadar Brod’a da minnettar olmalıyız. . . . Çocukluğundan otuz altı yaşına kadar olan dönemde babasıyla olan ilişkisine Kafka’nın gözünden baktığımız bir mektup. . . . Kafka’nın eserlerinde genelde karamsar bir hava vardır (belki genelden de fazla). Bunun sebebini belki de babasına yazdığı bu mektupta görebiliyoruz. Bu mektup Kafka’nın iç dünyasına karanlık bir yolculuk gibi. Sanki hiç büyümemiş ve büyümekten de korkmuş bir Kafka var karşımızda. Babasına öfkeli fakat korkudan (ya da saygıdan) dile getirilemeyen ve sürekli sevgi bekleyen ama bulamayan küçük (ve büyük) Kafka’yı görüyoruz. Kendinizi bir psikolog, Kafka’yı da koltuğunuza yatırdığınız ve çocukluğuna indiğiniz bir hasta gibi görmek istiyorsanız “Babaya Mektup”u okumalısınız.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254,1bin okunma
9/10
Küçükken komşularının annesine sorduğu “Bugün beyin için ne yaptın?” sorusunu tamamen yanlış anlayarak bir serüvene başlayan Dr. Serkan Karaismailoğlu’nun mikrobiyota üzerine yazdığı “Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum” kitabı gerek dili gerekse içerisindeki konularla alakalı karikatürlerle en ilgisi olmayan kişilerin bile tek solukta okuyabileceği bir kitap. Tamamen biyolojiyle alakalı olmasına rağmen macera romanı okuyormuşsunuz izlenimi yaratması mükemmeldi. Kitap boyunca aslında sindirim sistemini ve mide bulandıracak deneylerden çoğunlukla bahsetmesine rağmen acıkıyorsunuz. Özellikle kitapta araya sıkıştırılmış küçük parçalı hikaye ise bence başlı başına bir roman olabilecek güzellikle bir dile sahip. Sürekli edebi şeyler okuyorum biraz da bilimsel şeyler okuyayım ama beni sıkmasın diyorsanız bence okumalısınız ben ikinci kitabını aldım bile.
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,7bin okunma