Kitap Şiir

Kitap Şiir
@S1sss
Yollar mesafeler engelmi sevgimize? Varlığında vücut bulmuş hayatım. İşte senin ellerinde. Oku beni yaz beni ,SEV BENİ
Sen olmayınca...
Buralar bildiğin gibi, Biraz kar,biraz yağmur, Sonra peşinden ılık ılık esen rüzgar Sen gittiğinden beri değişen birşey yok . Yine ruhumdan hüzün şelaleri akıyor. Yanlızlık romanları baş ucumda Sessiz sedasız yaşıyorum Sensiz sevgisiz yaşıyorum. Anlatacak ne varki Sen olmayınca anlatacak birşey kalmadı. Büyükler gittiler senden sonra Kocaman evde yapayanlız kaldım Hasretin gıcırtıları gece uyutmuyor beni. Karanlık kafamın içi gibi kapalı Işıksız matemi ne vuruldum Koşmaktan çok yoruldum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Taş yürekler
Sana yaklaşılıyorum yaşlı gözlerimle Senden medet umuyorum sonsuz sevgime Aşk yok sevgi yok umutsuzluk her yerde Kalpler taş yürekler vicdanlar boş Kırık kalbim aşkınla lekeli Her zerrem sana sesleniyor Sesim kısıldı yüreğim yavaşladı Duymuyorsun beni , görmüyorsun beni Sana en içten sevgilerimi gönderiyorum Ulaşılmaz aşkınla ben başbaşayım Kalem yıkılmış hasret ateşi sönmüş Yakıcı bir sevgi beni alıp götürmüş.
YOLDAYIM TAHTA BİR TABUT İÇİNDE.
Yoldayım, tahta bir tabut içinde Elin bağlı, dilin bağlı, bir yolculuk zaman içinde. Karanlıklar ülkesine gidiyorum . Çaresiz sevdiklerimi geride bırakıp geçiyorum dünyadan . Yoldayım tahta bir tabut içinde. Araç sesleri karışıyor, Toprak yolun seslerine , İçimden kalkmak son kez seyretmek geliyor . Top oynadığımız yerlerden geçiyoruz. Eşim çocuklarım sevdiklerim . Gözleri yaşlı insanlar banamı gelmişler. Ben niye kalkamıyorum yerimden. Tahta bir tabut içinde sıkıştım öylece . Yolumuz yaylamızdan geçiyor. Koyunlar serilmiş benden habersiz kuşlar ötüşüyor. Menekşeler yaylamın yüzünde açmış Bahar gelmiş buralara ben ise ,tahta bir tabut içinde sıkışmışım gidiyorum menzilime Bu kalabalıklar nerden ? Hapsi benim için mi gelmiş buralara ? Yayladan geçiyorum en hüzünlü şekilde , Yayladan geçiyorum gözlerim kapalı ruhum uyanık. Kederliyim yolculuğum tahta bir tabut içinde . Doğduğum yere ölüme koşuyorum . Yanından geçtiğimiz mezarlıkta yerim hazır Son bir merasim ağlayan gözler beni yolcu ediyor.
Kahrolsun İsrail......
Yüzlerimiz aslında aynamız...
İhtiyarın, güneş ışığında hayat dolu gülümseyen esmer yüzündeki çizgiler neşeyle kırışıyordu. Tıpkı, tarladaki çamurla dolmuş arıklar gibiydi