Seni hep özlüyorum.
Kurak bir yaz günü güneşten kavrulan ben,
Çatlamış dudaklarımın yarılmış toprak gibi
Suyu özlediğim gibi özlüyorum.
Seni hep özlüyorum,
Kıvrım kıvrım akan ırmaklar
Uçsuz bucaksız denizler gibi,
Soğuktan titreyen ellerim ellerini özlüyor.
Seni çok özlüyorum,
Kara bulutların yağmura hasret topraklarında
Kalmışım yarim sensiz bende
Beyhude işlerle dolmuş hayatım.
Seni çok özlüyorum,
Sen yanımda olmadığında
Sesimi duymadığında
Kırılmış dal gibi savruluyorum.
Geceleri hüzün çöker yüreğime
İnce,ince sızılar birikir içimde.
Yanlızlığıma yoldaş olursun diye
Belki çırpınışlarımı görürsün diye.
Kanat çırpıyorum tüm gece.
Pencerende bekliyorum seni
Sen tatlı uykulardasın
Ben senin hasretinin ateşinde yanıyorum .
Yüreğim seni susuz çöllerde bekliyor.
Sesine hasret kulaklarım
Her dokunuşunu ezberlemiş tenim
Hasret hasret yayılıyorsun içime sevdiğim.
Karmı düşmüş düşlerimize
Soğukmu iklim dışarda.
Sahi sen hangisisin
Ben senin beni düşünmeni seviyorum.
Uyanalım tatlı uykumuzdan
Birlikte yelken açalım gecenin karanlığına
Denizlerde kaybolalım birlikte
Aşk rüzgarı savursun bizi sonsuzluğa.
Yalnızlıklar denizinde yunustum,
Kuyu diplerinde yusuftum
Cami önlerinde kimsesizdim
Gönül merhemim seccadeydi...
Başımı kaldırıp göğe baktığımda seni görüyor.
Ellerim kelepçeli seni özlüyor.
Kalbim ruhum tüm benliğimle geldim.
Seni arıyordum.
İzlerin silinmiş zihnimden başım dumanlı.
Düşüncelerim tarumar olmuş
Yüreğindeki ses suskun
Ben sensiz yürüyorum sessizlikte.
Ah bu yaralar kanatıyor içimi.
Bir kuş misali uçmak istiyorum gökyüzüne .
Pencerelerde beni bekleyen varmıdır acaba.
Bu yolcu çok uzaklardan gelmiş deyip, Açarmı kolunu kanadını bana.
Benim sessiz çığlığım sensizlikte saklı.
Kırıp harap edip gönlümü.
Gözyaşlarımla sana gelmek istiyorum.
Elimde senden kalan bi seccade ve ben seni arıyorum.
Kaç yıldır geziyorum
Kaç seferdir soruyorum
Bilmem kaç kez ağlıyorum
Dert sende dermanda sende biliyorum.
Kadınlar, bir adamın iş hayatında en büyük engeldir.
Bir kadına âşık olmak ve bir şeyler yapmak zordur. Rahatça, engelsiz sevmenin
tek yolu evlenmektir. Düşündüğümü sana nasıl anlatsam? –dedi Serpuhovskoy.
Karşılaştırma yapmayı sevdiği için sözlerini şöyle sürdürdü.– Evet, bir
fardeau
[66]
taşırken bir yandan da ellerinle bir şey yapabilmen için fardeau’nun
sırtına bağlı olması gerekir, işte evlilik budur. Bunu evlenince hissetmiştim