Enes (ra)’den Resûlullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu nakleder: “Yanını yatağa koyduğunda; Fatihayı ve İhlası okuduğunda ölümden başka her şeyden emin olmuşsundur.”
Ne seni anlatmaya yetti zaman, ne beni anlamana Dereden tepeden konuştuk, giyimden, kuşamdan, ölümden, yaşamdan
Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan, kalabalıklardan, filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, gözyaşından Evlerin iç dünyasından söz ettik
Bu dünyayla başkalarının dünyasıydı o uzun uzun
anlattıklarımız
Bir de dost arkadaş muhabbetleri, kendi dünyamızdan söz etmedik hiç
Başımı alıp dağlara çıkacağım avazım çıktığı kadar
haykıracağım
Dağlar taşlar yıkanacak gözyaşlarımda, beni onlar anlayacak derken...
Ben, sen anla diyordum aslında.. Baktın öylece anlayamadın.
Teselli edecek sözler aradın, çığlığı duyamadın Suskun olduğum günlerde yüreğimin neden buz
tuttugunu düşünmedin hiç
Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı
yoktu, yürek mi? Bilmiyorum.
Ben beni anlatmaya yetmedim biliyorum
Seni anladım mı yeteri kadar şimdi düşünüyorum
Sar beni..
Üşüyorum. Yıldız Kenter