Şeyma ARSLAN

Şeyma ARSLAN
Psikolojik Danışman
Yüksek Lisans
25 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Herkes o kadar Füsun okudu ki, kimse Füsun’dan bahsetmiyor.
Puan vermedi·524 syf.··
2025 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2025 08:03
Okumayanlar için, spoiler içeriyor! Kitabı beğenme ile ilgili yorum bir çok incelemede gördüklerime benziyor doğrusu. Kitabın başlangıç cümlesindeki alıntıyla güzel bir kitap olacağını düşünerek hızlıca okumaya başladım. “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu…” diyor kitapta. Tekrar tekrar okuyup hayatını gözden geçirmen ve hatta her anında bunu kendine tekrar etmen gerekiyor gibi hissetmiştim. Kitapta da bitirirken, tekrar ilk cümleleri düşündüm… Gerçekten de hayatının en mutlu anıymış o anlar… Sonrasında geçen sekiz yılı, Dostoyevski’nin ruhsal betimlemelerindeki yoğun hissettiğimiz darlanmalar gibi Füsunlarda geçiyor. Hayatı duruyor, odağı donuyor, yoğun bir aşk bataklığında saygıyla sevdiğini bekliyor. Nasıl bir karakter olabilir ki diye düşünürken sıkıcı bir evre olsa da, ruhen boğulsam da kitap akıcı bir şekilde okunuyor doğrusu. Bu evrelerde kitabı beğenmediğimi düşünüyorum tabii :) Sonrasında hikayenin gidişatı değişiyor ve gerçekten Füsun ona dönüyor… Okuyucuyu tekrar kitaba bağlayan bu gelişme sonrasında beni en çok Füsun düşündürmeye başladı onu yazmak istedim. O sekiz yılda Füsun’un snob duruşu, mesafesi; Kemal’e dönerken yine aynı şekilde duruşu, netliği, donuk bir şekilde beklentilerini sunması ama yer yer duygularını göstermesi… Bunlar satır aralarında kalmış Füsun dünyasını açıyor okuyucuya aslında. Evlilik için sunduğu istekler ve yolda giderken yine düşünceli haliyle gidip gelen hallerinde “Bu kızda hala çözemediğim bir şeyler var” dedirtti. İstekleri gerçekleşmeyen, sevilirken sakınılan kişinin hayallerinden uzak tutulma çabasını fark eden kızın kendi isteğiyle kendi hayatına
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·272 syf.··
2020 10. kitabı
Gizli anıların yolcusu ile ilişkisini okumadan başladığım kitapta, acaba ben bu kitabi okudum mu daha önce diyerek seriyi fark ettiğim bir süreç oldu. Handan'ı okumasaniz seriden birşey kaçırmazsınız orası ayrı. Gezi olaylarına dair paylaşımların olduğu kitapta malesef gizli anıların yolcusunda olduğu kadar bir bütünlük hissedemedim. Çoğu kısmında gazete köşeyazısı okuyor gibi hissettiren bir tarz ile kopukluk yaşadım. Beğendigim söylenemez. Ancak çok rahat bitirilebilecek bir kitap.
1000Kitap
HandanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20148,7bin okunma
İşin kilit noktasına vurgu
Puan vermedi·239 syf.··
2019 3. kitabı
Kitabın kaygılı ve kacingan bağlanan kişilerin birbirini bulmasının nedenleri ve bunun analizine yönelik vurguları dikkat çekerken duygusal lunapark treni metaforu bir çok şeyin somutlaşmasını sağlıyor doğrusu. Buna göre kaygılı kişiler ilişkiye başlar başlamaz kacingan kişilerden karmaşık mesajlar almaya başlar ve kaygılı kişilerin bağlanma mekanizması devreye girer, ilişkiyle çok meşgul olur. Hemen ardından kalp atislarinizi hızlandıran bir iltifatta bulunur ya da romantik bir jest yapar kaçıngan kişi. Hopp kaygılı sevinçle dolar ve kendisi ile ilgilenildigini düşünür. Ardından yine belirsiz mesajlar gelmeye baslar ve siz yeniden o lunapark treninde aşağıya inmeye başlarsınız. Bunu siz aşk diye yorumlarsınız, ancak bu harekete geçmiş bir bağlanma alarm sisteminizi tutkuyla tutmaktan başka birşey değildir. Harekete geçmiş haldeki bir bağlanma sistemi, doğanın bizim için tatmin edici sevgi olarak sunduğunun tam tersidir diyor yazar ve noktalıyor olması gereken yerde. Öyle güzel bir betimleme ve farkındalık unsuru oluyor ki aydinlaniveriyor tüm ilişkiler. Günümüz dizilerindeki aşk karakterlerinin gerçekdışılığı...
1000Kitap
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2019 14:58
Thomas Moore'un önsözü yazmasına şaşırmamalı sanırım. Ütopyan bir yani var tabii... Eleştirel olarak bakılan vurgu yapılan bir çok yanına katılmakla birlikte, altının doldurulmasına ihtiyaç duyulan okulsuz toplum icin ihtiyaç duyduğumuz bazı cevaplara ihtiyacımız var. Kitabın daha kalın olması daha somut adımlar sunması bizim de kırk fırın ekmek yememiz lazım tabii bu yolda adım atabilmemiz için. Aptallaştıran Eğitim
Eğitim
Aptallaştıran EğitimJohn Taylor Gatto · Pedagoji Yayıncılık · 2018422 okunma