sezer barutçu

Baba Salim
… 1887 de Akçaabat ilçe oldu. Ve Trabzonlu Halk Şairi Baba Salim dünyaya geldi. Tabakhane Mahallesinde Vaizoğlu Abdürrezak Beyin oğlu olana Salim Öğütçen iyi bir eğitim görmemişti. Ama kuvvetli bir dünya ve insanlık görüşü vardı. Bu yetenekleri onu ünlü bir halk şairi yapmıştır.Bunu kendisi de bilir ve şöyle der Baba Salim: Ne tarih okuduk ne hendese Ne mektup görmüşüz ne medrese Koyamaz kimse bizi kafese İyiyi kötüden seçenlerdeniz
trabzon tarihi
Reklam
….Bitpazarı denen çarşı Anadolu’nun türlü soydan tüccarlarını bir araya toplar ve karakter ayrılıklarını canlı olarak göz önüne serer… Türk Sanatçılar ciddi, sessizdirler. Çubuğunu içer ve sessizlik içinde gelecek müşterisini bekler. Malının değeri sorulunca, ağzından tek bir rakam çıkar. Malın kesin fiyatı budur. Artık Pazarlık etmeye kalkışmak yararsızdır. Müşteri ne söylerse söylesin bu fiyat değişmez ve bütün sözlerin karşılığı dükkâncının aşağıdan yukarıya bir baş hareketinden ibaret kalır. Bu harekete dilin damağa çarpmasından çıkan bir ses de eklenir.
trabzon tarihi
Akçaabat Kahramanları
… 1810 yılı sonlarında Ruslar Trabzon kıyılarına bir çıkarma teşebbüsünde bulunarak Akçaabat ilçesinin Sargana Mevkiine baslın yaptılar. Sabahın ilk saatlerinde karaya çıkan Rus askerleri bir yandan da Ahanda Köyünü ateşe verdiler. Köyün erkekleri sabah namazı için erkenden camiye gitmişlerdi. Tam namaz kılınırken yaşlı bir kadın Rusların karaya çıktığını gördü ve derhal koşup camide namaz kılan erkeklere haber verdi. Silahını kapan Ahandalı kadın ve erkek Ruslarla çarpışmak üzere kıyıya koştu. Kasaba ve çevre köylere haber salındı.Haberi alan Akçaabat Ayanı Sakaoğlu Mahmut Ağa derhal halkı silah altına çağırdı. Eşi Uluvve Hatun da silahlanıp konağın önüne, Ağanın yanına geldi. Kısa sürede bütün Akçaabatlılar bir araya toplanarak önlerinde ve at üzerinde Ağaları ve Hatunları olduğu halde Ahandaya doğru düşman üzerine yürüdüler.
trabzon tarihi
Âşık Çelebi
… Ömrü gezmek, görmek ve okumakla geçen Aşık Çelebi; gördüklerini zapt edip okuduklarıyla tamamlayarak Manazır el Evalim adlı eserini yazdı ve ünlü bir bilgin, gezgin, coğrafyacı olarak tarihe geçti. Bu eserde kendi memleketi olan Trabzon’dan da söz eder ve “Hamsi, Trabzon denizinde hamsin günlerinde (kışı yaza bağlayan 50 günde) yakalanan bir balıktır. Bu nedenle halk bu balığa hamsin sözcüğünden bozma olarak “Hamsi Balığı” der. Kibar kimseler için bu balık Trabzonlularla alay konusu olur. Alay edilecek kadar da vardır. Çünkü kayıklarla hamsi avcılığı yapan balıkçılar, avdan dönüşte, sesi iki fersah uzağa kadar giden bir boru öttürdüler mi sesi duyanların ölüsü dirisine binip hamsi almaya koşarlar. Kışın bu balığın kokusundan şehirde durulmaz.”

sezer barutçu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
5 günde okudu
·
2024 9. kitabı
Christian Jacq
7.6/10 · 150 okunma
Reklam