Genç kolağası heyecanlanmıştı.
"Galerinizi bana gezdirebilirseniz çok memnun olurum
Sinyor Zonaro,” dedi.
Ressam acı acı gülümsedi.
"Son zamanlardaki ilk ziyaretçisi Hacı Ahmet Paşa'ydı.
Siz ikinci olacaksınız."
Yaklaşık yarım saatlik bir gezi yapmışlardı. Kolağası bi-
raz aceleyle de olsa son derece dikkatle tüm eserleri tek tek
incelemişti. Genç adamın yüz ifadesi ressamın sanatçı ruhunu
tatmin etmişti. Hacı Ahmet Paşa'nın galerinin ortasında du-
ran yer yatağı gülüşmelere yol açtıysa da sanat adına keyifli
bir gezi olmuştu.
"Renkler ve ışığın renkler üzerindeki yansımaları... Enfes
tablolar bunlar üstadım. Hakkınızda duyduklarım gördükle-
rimin yanında pek zayıf kaldı doğrusu. İstanbul'u bu kadar
iyi yansıtabilmek için şehri ve kültürü çok iyi bilmek, tani-
mak gerekir. Siz tam manasıyla bizden biri olmuşsunuz. Sizi
tebrik etmeme müsaade ediniz,” dedi kolağası, Zonaro'nun
elini kibarca sıkarken.
"Şimdi müsaadenizle ayrılmam gerekiyor. Malum ortalık
karışık.
Pencereden vuran ışık o anda kolağasının yüzünde öyle
bir hal almıştı ki, Zonaro gözlerini genç adamin mavi gözle-
rinden alamamıştı.
"Bir
şey mi oldu sinyor?” diye sordu kolağası, bu uzun
bakışma sonrası.
Ressam gözlerini kolağasınınkinden ayırmadan yanıtladı.
"Müsaade edin sizi resmedeyim."
Kolağası kahkahayı bastı.