II.Abdülhamit'in saray ressamlığına kadar yükselen İtalyan ressam Fausto Zonaro'nun İstanbul'da gecirdiği yirmi yılın anlatıldığı kitapta; ressamın kurduğu dostluklar, yasadığı kisa süreli bir aşk, kariyerinde hızla yükselmesi ve dönemin olaylarını anlatan bir kitaptı.Romani ilk başlarda biraz sıkıcı bulduğumu söylemeliyim fakat sonrasında fıkrimi değiştirdim.Benim gibi tarihi romanları seviyorsanız, kitaba şans verin derim.
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
Ateş Kırmızısı, II. Abdülhamit döneminde İstanbul'da geçen tarihî ve kurgusal bir romandır. Kitap, şöhret ve zenginlik peşinde Osmanlı'ya gelen İtalyan ressam Fausto Zonaro'nun gözünden dönemin saray entrikalarını, aşklarını ve toplumsal yapısını anlatır.
Her şeyden önce tarihle kurgunun iç içe geçtiği eserleri okumayı çok seviyorum. Kitapta da tarih ve özellikle İstanbul gibi içinde doğup büyüdüğüm şehrin tarihini okumak çok farklı duygular hissettirdi. Şehri buraya yabancı bir ressamın gözünden aktarabilmek ise gerçek bir maharet istiyordu, ki bana kalırsa yazar bu kısmı da fazlasıyla iyi yerine getirmişti. Üstelik anlatılan olaylar o kadar gerçek ve o kadar yalındı ki okurken kendimi 1800lü yılların sonlarında görür ve Fausto Zonaro ile birlikte olaylara şahit olur gibi hissettim. Aslında o dönemin tarihine ilişkin ne çok şeyi bilmediğimi, ne çok özel olay ve kişinin olduğunu nispeten kısıtlı denebilecek bir öykü akışı içinde görmüş oldum. Bu kısıtlı yani tek kişinin düşünce ve hayatını ifade eden romanda resim sanatının yeri de çok özeldi.
Kesinlikle herkese yürekten tavsiyemdir...
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
İtalyan bir ressamın gözüyle 2.Abdülhamit döneminin anlatıldığı bir kitap.İtalyan bir ressam resim sanatı ile unvan ve para kazanmak amacıyla Osmanlı topraklarına ayak basar.Kitap Saray ressamlığına kadar yükselme mücadelesi ve sonrasını anlatıyor.Kitap da Dolmabahçe Sarayında olan bazı resimleri de yer alıyor.
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
Her şeyden önce tarihle kurgunun iç içe geçtiği eserleri okumayı ne kadar sevdiğimi hep söylerim. Kitapta da tarih ve özellikle İstanbul gibi içinde doğup büyüdüğüm şehrin tarihini okumak çok farklı duygular hissettirdi. Şehri buraya yabancı bir ressamın gözünden aktarabilmek ise gerçek bir maharet istiyordu, ki bana kalırsa yazar bu kısmı da fazlasıyla iyi yerine getirmişti. Üstelik anlatılan olaylar o kadar gerçek ve o kadar yalındı ki okurken kendimi 1800lü yılların sonlarında görür ve Fausto Zonaro ile birlikte olaylara şahit olur gibi hissettim. Aslında o dönemin tarihine ilişkin ne çok şeyi bilmediğimi, ne çok özel olay ve kişinin olduğunu nispeten kısıtlı denebilecek bir öykü akışı içinde görmüş oldum. Bu kısıtlı yani tek kişinin düşünce ve hayatını ifade eden romanda resim sanatının yeri de çok özeldi. Üstelik kitabı okurken internette Zonaro'nun eserlerine bakınca onun yeteneğini ve büyüklüğünü de anlar hale geliyordum.
Kitabı eleştirebileceğim tek nokta ise bazı olayların fazla hızlı ve daldan dala atlar gibi geçilmiş hissettirmesiydi. Yani o atlanan olaylar da yazılsa onları da keyifle okurdum. Kitapta 300 sayfa daha olsa yine keyifle okurdum ve okumayı da isterdim açıkçası. Kitap o atlanan kısımlarıyla sanki kısaltılmış hissiyatı yarattı bende ve keşke daha uzun olsaydı dedim çok yerde.
Gerçekten muazzam bir tarihi kurgu ve gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiğini anlayamadığım için bütün kitabı gerçekmişçesine okudum diyebilirim. Üstelik kitabı okurken Zonaro'nun çizdiği resimlere bakınca da onun gerçekten büyük bir yetenek ve deha olduğuna da inandım.
Kesinlikle herkese yürekten önerdiğim bir kitap diyebilirim. Çok fazla başka bir şey söylemeye gerek duymuyorum.
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
Ateş Kırmızısı, II.Abdülhamit döneminde geçen, tarih ve sanatın kurguyla harmanlandığı biyografik bir roman.
İtalyan ressam Fausto Zonaro, Venedik’ten İstanbul’a gelerek saray ressamı oluyor. Zonaro’nun hayatı ve çevresi üzerinden, İstanbul’un saray yaşamını ve dönemin toplumsal yapısını da yakından tanıyoruz.
Sıkıcı bir tarih romanı değil. Aşk, cinayet, dostluk ve entrika gibi ögeler de olduğu için anlatılanlar merak uyandırıyor. Ayrıca, üslubu oldukça akıcı ve sürükleyici.
Zonaro gibi yabancı bir ressamın gözünden Osmanlı’nın son dönemini görmek, İstanbul'a hiç görmediğimiz bir açıdan bakmamızı sağlıyor.
Ben okurken İstanbul'u adeta Zonaro'nun fırçasıyla geziyormuş gibi hissettim. Tarihi ve sanatı bir arada sevenler için harika bir eser. İstanbul'un ruhunu hissetmek isteyen, tarih ve sanat meraklısı olan herkes bu romana mutlaka bir şans vermeli.
Osmanlı'nın son zamanlarını hem toplumsal hem sanatsal açıdan bir ressam gözüyle anlatan güzel bir roman. Sürükleyici anlatımı hoş betimlemeleri ile hemen içine giriliyor romanın. Tarihsel açıdan da ilgi çekici ve bilgilendirici. Şiddetle tavsiye edilir.
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
Benim gibi tarihi romanları okumayı seven biri için güzel bir okuma oldu. Özellikle tulumbacılar ile ilgili neredeyse hiç bir şey bilmediğimi farkettim.
Kitapla ilgili eleştirilecek konu ise kitabın akışıyla ilgili; kitap İtalyan bir ressamın İstanbul'a geliş serüveni ve burada geçirdiği uzun bir dönemi anlatıyor. Hikayeyi üç bölüme ayıracak olursak seyahate çıkma kararı ve seyahat, İstanbul'a alışma ve yükselme ve son olarak veda. Birinci bölüm yavaş ve uzunken son bölümde son derece yalın ve çabuk. Aslında ikinci bölüm kabaca 200. sayfa civarında başlıyor ve yaklaşık 150 sayfa, son bölümse yaklaşık 30 sayfa. Bu hikayeyi ki iç içe geçmiş birkaç yan hikayeyle gayet güzel ilerleyen romanın en temel sorununu tüm olay örgülerinin bir oldu bittiyle çabucak sonlanması. Yinede baştan sona pek çok hikayeyi iç içe güzel geçirmesi döneme ait güzel bilgilerle süslemesiyle tarihi roman meraklıları için sıkılmadan okunabilen bir kitap.
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
Ateş Kırmızısı ismini çok severek okuduğum ve arkadaşımın hediyesi olan kitabında sonuna geldik. Bazen bazı kitapların bitmesini çok istemiyorum sanırım ayrılmak zor geliyor fakat bitti. Değerlendirmesini ve bıraktıklarını kaleme almak istiyorum.
Fausto Zanoro İtalyan ressamın...devamı->kitabialem.blogspot.com/2026/02/ates-kr...
2.Abdülhamit’in ressamı Fausto Zonaro’nun saray ressamlığına yükselişinin hikayesi anlatılıyor. Bizans soyundan gelen arkadaşı ve yaşadığı gizli aşkıyla oldukça keyifli bir hikaye. Tavsiye ederim.
1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi. 1985-1992 yılları arasında Adalar Su Sporları Klübü'nün Lisanslı sporcusu olarak yüzdü. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler aldı. 1998-2002 yılları arasında bir internet sitesinde yayınlanan mizahi denemelerini bir araya toplayarak, 2004 yılında Robdöşambr Kullanma Klavuzu isimli deneme kitabını yayımladı. 1998-2010 yılları arasında çeşitli Uluslararası firmalarda Satış temsilcisi, Eğitim Yöneticisi ve Satış Müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında kurumsal kariyerine ara vererek, Romancılık ve Eğitim Danışmanlığı üzerine çalışmaya başladı. Orhan Bahtiyar şu an Kasım ayında raflarda yerini alacak olan bir roman ve bir de çocuk kitabı üzerine çalışmaktadır. Evlidir, Öykü ve Kuzey'in babasıdır.