"İnsanlar kendilerine değil başkalarına inandıkları için çeşit çeşit din var. Ben de insanlara inandım ve taygada gibi yolumu şaşırdım,hem öyle bir şaşırdım ki bulabileceğimi hiç ummuyordum.Çeşit çeşit tarikatlar. Her inanış bir tek kendini över,göklere çıkarır.Bak işte hepside kör enikler gibi dağılıp gittiler. İnanç çok,ama ruh bir tanedir.Sende de, bende de,onda da.Demek ki her birimiz kendi ruhumuza inansak hepimiz birleşmiş olacağız.Her insan kendine inansa herkes bir araya gelecek."
"Bütün mesele,"diye düşünmeye devam ediyordu Nehlüdov,"bu insanların, yasa olmayan bir şeyi yasa saymaları ve bizzat Tanrı tarafından insanların yüreklerine yazılmış olan ezeli,değişmez,ertelenemez bir yasayı ise yasa olarak görmemeleridir. Bu yüzden bu insanların yanında sıkılıyorum.Düpedüz korkuyorum onlardan. "
Kötü bir davranışı yinelemek ve bundan pişmanlık duymak mümkündür,kötü düşünceler ise kötü davranışları doğurur.
Kötü bir davranış yalnızca başka kötü davranışların yolunu düzler,kötü düşünceler ise karşı konulamayacak şekilde bu yolda yürümeye çağırır.
Nehlüdov yarasına dokunulmuş gibi hissetti.İnsan sanki inadına yapar gibi gider, hep yaralı yerini çarpar,bunun tek nedeni ise çarptığını ancak yaralı yerini vurunca fark etmesidir.