“Günün birinde düşüncelere dalmış gezerken Ahırkapı’da sarayın denize bakan duvarlarının dibinde birtakım adamlar görmüştü. Bellerine kadar gelen uzun çizmeler giymiş bu adamlar kâh kıyıda çöplerin içinde kâh suya girerek öteyi beri sırıklarıyla karıştırıyorlardı. Bunlar ‘Arayıcılar’ adıyla nam salmış bir meslek erbabıydı ve sarayın çöplerini denize atıldığı deliğin altında dolaşıp süprüntüleri karıştırarak buldukları değerli şeylerle geçimlerini sağlarlardı..”