“Günün birinde düşüncelere dalmış gezerken Ahırkapı’da sarayın denize bakan duvarlarının dibinde birtakım adamlar görmüştü. Bellerine kadar gelen uzun çizmeler giymiş bu adamlar kâh kıyıda çöplerin içinde kâh suya girerek öteyi beri sırıklarıyla karıştırıyorlardı. Bunlar ‘Arayıcılar’ adıyla nam salmış bir meslek erbabıydı ve sarayın çöplerini denize atıldığı deliğin altında dolaşıp süprüntüleri karıştırarak buldukları değerli şeylerle geçimlerini sağlarlardı..”
“İran hasta” diyordu. “Başucuna bir sürü gelenekçi, yenilikçi hekim toplanmış, her biri kendine göre bir ilaç öneriyor, hastayı kim iyileştirirse gelecek de onun olacak. Eğer bu devrim, zaferi kazanırsa, mollalar demokratlaşmak zorunda kalacak, eğer başarısız olursa demokratlar mollolaşacak.”
Hayyam, İsfahan’daki ilk üç yılını rasathaneye hasretmiş, inşaatı, malzemenin imalatını denetlemiş, en önemlisi de Favardin 458’in ilk günü yani 21 Mart 1079’da törenlerle başlatılan yeni Celal’i takvimini hazırlamıştır.