Erkan KOCAKAYA

Büyüklük davası, yani ülkü, savaşla elde edildiği için-dir ki, insanlık tarihinde büyük savaşçıların, kumandan-ların ve kahramanların daima seçkin bir yeri olmuştur. Savaşlar, kahramanlık rühunu beslemiş, erdemli insanların yetişmesine sebep olmuş, destani edebiyatı yarat-mıştır. Yirminci Yüzyıla doğru yaklaştıkça, savaşlar daha ızdıraplı bir hål almakla beraber, hiçbir şey onun ahlâkî karşılığı olamamıştır ve uzun zamandır savaşmayan mil-letlerde ahlâkî bir bozulmanın başladığı gözden kaçma-maktadır. Mesela İsveç'te kültür ve refah son dereceye vardığı, bu alanda Amerika ve Almanya'dan bile üstün bulunduğu halde, İsveç halkının ahlâkındaki, günden güne çoğalan yozlaşma, düşündürücü bir durum almaktadır. Bazı bayramlarda İsveçli gençlerin topyekün yaptı-ğı rezaletler, memlekette homoseksüel derneklerin yasa ile tanınması, çocuk yetiştirebilecek kabiliyetteki ailelerarasında bile sun'î ilkahla (sun'î döllenme) çocuk sahibi olmak gibi gariplikler, bu milletin bir iç sıkıntısı, bir ma-nevî bocalama içinde olduğunu gösteriyor. İsveç, iki yüz-yıldan beri savaşmamıştır. Bir zamanlar "büyük devlet" olan İsveç'in artık hiçbir büyüklük emelinin kalmayışı, uzun bir süredir devam eden tarafsızlık, atom savaşına tam mânâsıyla hazırlanacak kadar maddî güç göstermesi-ne rağmen mânevî kuvvetlerden yoksunluğu, bu sonuçlan hazırlamıştır. Soysuzlaşma durdurulmazsa, İsveç, günün birinde tıpkı Estonya, Letonya ve Litvanya gibi bolşevikli-ğin ağına düşüverecektir. Çünkü İsveç milletinin heyecan verici bir ülküsü, bir büyüklük emeli yoktur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Erkan KOCAKAYA

, bir kitabı yarım bıraktı
%63 (225/352 syf.)
George Orwell
8.5/10 · 200,2bin okunma
Mondros sonrasında henüz İstanbul'a yeni ulaşmışlarken Mustafa Kemal'e yaveri İtilaf devletlerinin donanmalarını göstererek "Paşam gelmişler" demişti. İstanbul limanı yabancı gemilerle doluydu. İşte o gün Mustafa Kemal "Geldikleri gibi giderler" dedi
Orta kesim, iktidarı ele geçirmek için savaşım verirken, hep özgürlük, adalet ve kardeşlik gibi kavramlardan yararlanmıştı. Şimdilerde ise, henüz yönetimde olmayan, ama çok geçmeden yönetimde olmayı umut eden insanlar kardeşlik kavramına sarılmaya başladılar. Eskiden, Orta kesim eşitlik bayrağına sarılarak devrimler yapmış, ama eski zorbalık düzenini devirir devirmez kendisi yeni bir zorbalık düzeni kurmuştu.
Duygularınızı değiştirmeleri olanaksızdı; siz kendiniz bile değiştiremezdiniz duygularınızı, isteseniz bile. Yaptığınız, söylediğiniz ya da düşündüğünüz her şeyi en küçük ayrıntısına kadar açığa çıkarabilirlerdi; ama nasıl işlediğini sizin bile bilmediğiniz, yüreğinizin içi, sırrını korurdu.
Alıntı