Sofralarınızda adını bilmediğim, ömrümde bir kez olsun görmediğim türlü nimetleriniz var. Dolu sofralara oturup tıka basa yiyenleriniz, sonra da deliler gibi koşup çırpınanlarınız var. Oysa biz kurutulmuş çöreklerimizi aylarca ısıtıp yer ve şükrederdik.